Tebernüş Kireççi'ye SORU SOR

Büyükşehir belediyesi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi!

Büyükşehir Belediyesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Mayıs ayının başında TBMM başkanlığına sunuldu. İşte Büyükşehir belediyesi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi metni..


Zeynep Altıok'un ilk imza sahibi olduğu; 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Mayıs ayının başında TBMM başkanlığına sunuldu. Teklif, 25 Mayıs 2016 tarihinde komisyona geçti.


Teklif ile, Büyükşehir belediyelerine ilçe belediyeleri tarafından hazırlanan imar planlarını reddetme yetkisi verilmesi, engellilere yönelik veri tabanı oluşturulması ve bunların ilçe belediyeleri ile paylaşılması öngörülüyor.


Kanun teklifi gerekçesi


Aşağıda sözü geçen hükümde, büyükşehir belediyelerinin ilçe belediyeleri tarafından hazırlanan planları onaylama ve değişiklikle onaylama görev ve yetkisine yer verilmiş, ancak bu planlan reddetme yetkisi düzenlenmemiştir. Bu husus zaman zaman yorum kargaşasına yol açmakta ve yargıda veya belediyeler arasında büyükşehir belediyelerinin 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının "b" bendi kapsamında kendisine gönderilen planları yalnızca onaylama ya da değiştirerek onaylama yetkisinin bulunduğu, iade etme yetkisinin bulunmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.


Büyükşehir belediyelerine plan onaylama görev ve yetkisinin verilmesinin gerekçesi, ilçe belediyelerinin bazılarının bu konuda yeterli yetişmiş eleman ya da teknik donanıma sahip olmayışı, bu nedenle planların daha güçlü kadro yapısına ve teknik yapıya sahip büyükşehir belediyeleri tarafından hukuka uygunluk açısından denetlenmesinin amaçlanmasıdır. Büyükşehir belediyelerine verilen onay görev ve yetkisinin bir nedeni de, ilçe belediyeleri tarafından yapılan uygulama imar planlarının, büyükşehir belediyesi tarafından yapılan nazım imar planlarına uygunluğunun sağlanmasıdır.


Şehirlerin düzenli bir biçimde gelişmesi, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşması, imar planları aracılığıyla bu gelişmenin bir sisteme bağlanması ve gelişmenin önceden yönlendirilerek alınan plan kararlarının mekâna yansıtılması yoluyla mümkündür. Büyükşehir belediyelerine çevre düzeni planlarını ve nazım imar planlarını yapma görev ve yetkisinin verilmesinin nedeni, üst ölçekli plan olan, çevre düzeni planının il bütününde ele alınarak ana ilkelerin ve gelişme eğilimlerinin belirlenmesi, alt ölçekli planlar arasında da imar ve planlama açısından bütünselliğin sağlanması, böylelikle birbirinden kopuk ve parçacıl planların önüne geçilerek, il sınırları içinde planlı ve düzenli gelişmenin sağlanmasıdır. Ancak, değişik kanunlarla çok sayıda kamu kurumuna görevleriyle ilgili konularda münferit parseller bazında imar planlan yapma görev ve yetkisi verilmiştir. Bu da bütüncül planlama anlayışından uzaklaşılarak, kent düzeyinde getirilen plan kararlarının dengesini bozan imar planlarının onaylanması sonucunu doğurmakta ve gerekli sosyal donatı alanlarından yoksun, plansız ve birbirinden kopuk bir biçimde yapılaşmış mekânların oluşturulmasına sebebiyet vermektedir.


Kanun'da engellilere yönelik sosyal ve kültürel hizmetleri yürütme ve yardımlar yapma görev ve yetkisi büyükşehir belediyelerine verilirken, aynı zamanda 5393 sayılı Kanun ile belediyelere de aynı mahiyette görev ve yetkiler verilmiştir. Söz konusu yardım ve hizmetlerin kişilerin engel durumuna ve sosyal konumuna göre sağlıklı ve doğru bir biçimde dağılımının sağlanması, dengeli ve eşit bir biçimde yürütülebilmesi ve mükerrerliğin önüne geçilmesi; belli bir sistem dâhilinde hareket edilmesi ve büyükşehir belediyeleri ve yetki alanındaki ilçe belediyeleri arasında koordinasyonun sağlanması ile mümkündür.


5216 sayılı Kanun'un 7. maddesinin İç. fıkrasının "g" bendi ve "k" bendi uyarınca; büyükşehir belediye sınırları içindeki meydan, bulvar, cadde ve anayolların bakım, yapım, onarımı, bu alanların işgaline ilişkin düzenlemeler yapmak, bu alanların zabıta hizmetlerini yürütmek büyükşehir belediyelerinin görev, yetki ve sorumlulukları .arasındadır. Bu alanların işgaline izin vermek ve izinsiz işgalleri men etmek de büyükşehir belediyelerinin görev ve yetkileri dahilindedir. Ancak büyükşehir belediyelerinin yetki ve sorumluluk alanlarındaki meydan, bulvar, cadde ve anayolların işgal harcının hangi kurum tarafından tahsil edileceği hususunda kanunlarda açıklık bulunmaması, tahsilat konusunda yetki kargaşasına sebebiyet vermektedir. Büyükşehir belediyelerinin söz konusu alanlarda her türlü hizmeti vermek ve denetim işlerini yürütmek görev ve yetkisinin bulunduğu göz önüne alındığında, buradan elde edilecek gelirlerin de yine büyükşehir belediyelerine ait olması gerekir.



Kanun teklifinin tam metni için tıklayınız.




Işıl Seren KESKİN/Emlakansiklopedisi.com