Tebernüş Kireççi'ye SORU SOR

Çekme mesafesi nedir?

Çekme mesafenin ne kadar olması gerektiği ile ilgili hükümlere Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde yer veriliyor. Peki, çekme mesafesi nedir?


Eğlencede büyük indirim! Oyunlar 1 TL! Esenyurt TİKİ Eğlence Dünyası!

Çekme mesafesi, iki bina arasında olması gereken mesafeyi ifade ediyor. Bu mesafeye, bahçe mesafesi de deniyor. Çekme mesafenin ne kadar olması gerektiği ile ilgili hükümlere Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde yer veriliyor.


Binalarda çekme mesafeleri:

1) Ön bahçe ve yol kenarına rastlayan bahçe mesafeleri en az 5 metredir.

2) Yan bahçe mesafesi en az 3  metredir.


3) Arka bahçe mesafesi 28 inci maddedeki istisnalar hariç en az 3 metredir.


4) Yan ve arka bahçe mesafeleri; tabii veya tesviye edilmiş zeminin üzerinde kalan bodrum katları da dahil, 4’ten fazla katlı binalarda 4 katın üzerindeki her kat için 0.50 metre artırılır.


5) Yan ve arka bahçe mesafelerinin hesabında dikkate alınacak kat adedi o cephede kısmen veya tamamen tabii veya tesviye edilmiş zeminin altında kalan katlar hariç diğer katların toplam yüksekliğinin üçe bölünmesi ile bulunur. 2.50 metreyi aşan artık değerler 1 kat adedine tekabül eder.


Bu Yönetmelikte yer alan kat adedine bağlı olarak bahçe mesafelerinin 0,50 metre arttırılmasına ilişkin hükümler yapıda bulunan her katta ayrı ayrı değerlendirme yapılarak da uygulanabilir. 


Bu kurallara uygun şekilde inşa edilmeyen yapılar hakkında dava açılabiliyor.


T.C. YARGITAY

1.Hukuk Dairesi

E:2003/13487

K:2003/13683

T:17.12.2003


• ELATMANIN ÖNLENMESİ - TAŞKIN YAPI

• ÇEKME MESAFESİ

• KOMŞULUK HUKUKU


ÖZET : Medeni Kanun'un 737. maddesi anlamında komşuluk hukukundan kaynaklanan bir zarar söz konusu olmadığı sürece salt yapının imar mevzuatına uygun bulunmaması idareyi ve idari yaptırımı gerektiren bir husustur. Hal böyle olunca, çekme mesafesi içerisindeki inşaatın yıkımı yönündeki istek hakkında red kararı verilmesi gerekir. 

( 4721 s. MK. m. 737 )


Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, maliki olduğu 1 parsel sayılı taşınmaza komşu 2 parsel maliki davalının taşkın bina yaparak elattığını ve imar planına aykırı olarak ortak sınırdan .5 metrelik çekme mesafesine uymadan inşaatlar yaptığını belirtip, davalının elatmasının önlenmesine, taşkın yapının ve davalı parselindeki sınırdan itibaren 5 rn2 lik mesafede bulunan yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.


Mahkemece, elatmanın sabit olduğu ve davalının 2 parsel arasındaki çekme mesafesine uymadan yapılandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.


Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi N.Semra Soydaş'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, komşu parsel maliki davalı tarafından yapılan binaların taşkın bölümünün ve imar planına uygun olarak 5 metrelik çekme mesafesi gözetilmek suretiyle inşaatın yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.


Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, yanlar arasında önceden görülen 1977/216 esas sayılı davada kadastral çaplar esas alınmak suretiyle taşkın kısmın elatmasının önlenmesine ve yıkıma karar verildiği, sonradan yapılan imar uygulaması sonucu, 316 ada 1 numaralı imar parselinin davacıya; 2 numaralı parselin ise davalıya verildiği, anılan uygulama sırasında kadastral çapların ( sınırların ) aynen korunduğu, diğer bir deyişle taşkınlığın devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece taşkın kısma elatmanın önlenmesi ve yıkım kararı verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.


Ancak, Medeni Kanun'un 737. maddesi anlamında komşuluk hukukundan kaynaklanan bir zarar söz konusu olmadığı sürece salt yapının imar mevzuatına uygun bulunmaması idareyi ve idari yaptırımı gerektiren bir husustur.


SONUÇ : Hal böyle olunca, çekme mesafesi içerisindeki inşaatın yıkımı yönündeki istek hakkında red kararı verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.12.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Işıl Seren KESKİN/Emlakansiklopedisi.com