Tebernüş Kireççi'ye SORU SOR

Daidalus (Daedalus) kimdir?

Atinalı mimar ve mucittir. Kral Minos’a inşa ettiği sarayla tarihe geçer. Daedalus’u böyle ünlü bir mimar yapan da sarayın içindeki labirent ve oğlu İkarus’a balmumundan kanat yaparak Hazerfan Ahmet Çelebi’ye ilham kaynağı olmasıdır.


Eğlencede büyük indirim! Oyunlar 1 TL! Esenyurt TİKİ Eğlence Dünyası!


Daidalus (Daedalus) kimdir?
Daidalos ve oğlu İkarus



Daidalos ne demektir?



Daidalos, ustaca işlenmiş ya da işleyen (Latince, aynı zamanda Helenistik Latince'de Daedalos, Yunanca Daidalos (Δαίδαλος) "usta işçi" demektir ve Etrüskçe'de karşılığı Taitledir) anlamına gelen bu isim, Yunan mitolojisi'nde eli her sanata yatkın olan bu kişiye verilmiştir. 


Daidalos, hem mimar hem heykeltraş hem de her türlü mekanik araçları yapan çok yönlü bir yaratıcıdır. Sanatının en önemli yaratısı olarak, Eflatun'un Menon adlı diyaloğunda sözü geçen canlı heykelleri gösterilebilir.


Çok küçük yaşta heykel yapmaya başladı. O sadece heykel yapmıyor, başka şeylerle de uğraşıyordu. O zamana kadar gemilerini yalnız kürek kuvveti ile yüzdüren Yunanlılara, yelken kullanmayı ve rüzgarlardan faydalanmayı öğretti. Eşsiz ve herşeye aklı eren bir sanatkar olduğundan eski zamanlarda ünü her tarafa yayılmış, sanatla ilgili ne yapılmışsa, ne icad edilmişse, ondan bilinmiş, onun olduğu söylenmiştir.



Daidalos’un mitolojideki yeri nedir?



Yunan mitolojisindeki, Kekrops, yani Attika'nın kral soyundan gelme olduğu varsayılan Atina'lı bir zanaatkâr sanatçıdır. İkarus ve İapyx adlı iki oğlu vardır. İlk kez Homer tarafından Ariadne'nin dans yerinin mimarı olarak anlatılır.


Atina'da atölyesinde Talos adındaki yeğeni ile birlikte çalışır. Ancak Talos çok yetenekli bir gençtir ve ustası Daidalos'u bile geride bırakacak kadar çalışkandır. Talos'un ölü bir yılanın dişlerini kullanarak testereyi icat etmesi, ustası Daidalos'u çok kıskandırır ve çırağını Akropol'den aşağı atarak öldürmesine neden olur. Bu cinayet ortaya çıktığı vakit, Daidalus Girit kralı Minos'a sığınır.


Minos ondan kızı Ariadne için bir dans yeri inşa etmesini ister. Orada bir saray cariyesinden oğlu İkarus dünyaya gelir.



Daidalos, ‘labirent’i nasıl bulur?



Daidalos daha sonra daha değişik entrikaların içine girer. Minos'un karısı Pasiphae ondan Minos'un Poseidon'a kurban etmediği boğayla çiftleşmek için Daidalos'tan özel bir düzenek ister. Daha sonra Minos'un istediği labirentin plânını yapar. Buraya daha sonra Minotauros kapatılacaktır. Daidalos kralın kızı Ariadne'ye Theseus'un labirentten çıkması için iplik yumağı fikrini verir ve labirentin merkezine giden yolu tarif eder. Minotor'un ölümünden sonra Minos bunu sineye çekemez ve Daidalos'u oğlu İkarus'la birlikte labirente kapatır. Daidalos labirentten kaçmak için her şeyi dener ve labirentin derinliklerinde Minos'tan kurtulup labirenti kendine ev yapar. Minos ölse bile asla Daidalos'un peşini bırakmayacağına dair yemin eder ve öldükten sonra hayaleti Daidalos'u labirentte aramaya devam eder.



Daidalos’un labirent hapisten kurtulduğuna dair söylenti nedir? 



Burada oğlu İkarus ile beraber bir süre hapis kalır. Bir süre sonra, aklına balmumu ve tüylerden, tıpkı kazlarınki gibi bir kanat yapıp havalanmak gelir. Planını uygular. 


Böylece kendisinin ve oğlu İkarus'un balmumundan kanatları olur. 


Oğlu İkarus'un da kanatlarını hazırlayıp takınca uçmadan  önce ona dedi ki: "Oğlum. Bu  iğrenç yeri terk etmeden, tehlikesizce havadan geçmeden ve kendimizi emniyette bulacağımız yerlere varmadan evvel sana söyleyeceklerimi dinle. Havada uçarken şuna dikkat et; ne çok yüksekte, ne de çok alçakta uç. Havanın ortasında uçmak gerekir. Eğer çok yükseklere çıkarsan güneşin ateşi seni yakar, kanatları birbirine yapıştırmak için kullandığımız balmumu erir. Eğer çok aşağıdan uçarsan denizin rutubeti kanatlarını ıslatır ve ağırlaştırır. En iyisi sen beni takip et, uçuşunu benim uçuşumla ayarla." Bunları söyleyerek Daedalus, kanatlarını çırptı havalandı. İkarus, yuvasından yeni uçan ve annesinin peşisıra uçan bir kuş gibi onu takibe başladı. Çobanlar ve çiftçiler, Labyrinthos'dan  havalanan bu kanatlı insanları sopalarına ve sapanlarına dayanarak hayretle seyrediyorlardı. Şaşırdılar, onları birer tanrı sandılar, Minos'un gemilerinin devriye gezdiği hududu aşınca onlar açık deniz üstüne varmışlardı.


Daidalos, İkarus'a uçarken çok alçalırsa denize düşeceğini, çok yükselirse de güneşin tüyleri birbirine bağlayan balmumlarını eriteceğini tembihler. Ancak uçmanın cazibesine iyice kapılan İkarus, babasının uyarılarına kulak asmaz, bu uyarılara uygun davranmaz ve yükseldikçe yükselir. Ancak güneş balmumlarını eritir ve İkarus artık uçamayarak denize düşer, ardından da boğularak ölür.


Uçmaktan çok hoşlanan İkarus, babasının öğüdünü unutarak kanatlarını hızla çarptı. Yükseldi, yükseldi, yıldızların dolaştıkları bölgelere vardı. O artık babasını kaybetmiş bulunuyordu. Fakat güneşe fazla yaklaştığı için kanatları birbirine yapıştırmış olan kokulu balmumu eridi. Ve kanatlar çözüldüler, birbiri arkasından havaya dağıldılar ve döne döne denize, köpüklü dalgalar üstüne kondular. İkarus boş yere kanatsız kollarını havada çırpıyor, sallıyorken, ağır vücudu boşlukta baş döndürücü bir hızla aşağı doğru düşüyordu. O dalgaların arasına düştü ve denizin derinliklerine daldı ve boğuldu. 


O günden sonra bu denize İkarus denizi dendi. Oğlunun düşmesinden sonra bahtsız baba herşeye rağmen yoluna devam etti ve Kumes'de karaya indi. Orada, kendisini Girit'ten çıkaran iki kanadını tanrı Apollon'a armağan etmek üzere zarif bir mabet inşa etti. O mabetten bahsedenler diyorlar ki: Mabedin bronz kapılarına Daedalus, Minos'un hayatının tarihini ve başarılarını işledi; iki defa oğlunun feci akıbetini  tasvir etmek istedi. Fakat ikisinde de babalık şefkati ile  tüyler ürpertici o acı hatıranın  tesiri ile kalemi elinden düştü.


Önerilen Bağlantılar : Anneler günü konut kampanyaları