Tebernüş Kireççi'ye SORU SOR

Darülkurra - Darulkurra nedir?

Osmanlı döneminde sultan veya paşalar adına yaptırılan cami, külliye ve medrese yerleşkesi içinde bulunan ve Kur’an okuma eğitimi verilen binalardır. ‘L’ veya ‘U’ biçiminde hücreli yapılardır. En ünlüsü olan Selimiye Darülkurrası, bugün Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün müzesidir. Mescit ve türbeler de darülkurra olarak kullanılmaktaydı. Darülkurrada eğitim veren de gören de maaşa bağlanırdı.


Eğlencede büyük indirim! Oyunlar 1 TL! Esenyurt TİKİ Eğlence Dünyası!



Darülkurra ne demektir?



Dar (yer, mekan, ev) ve kurra (okuyan anlamındaki kari kelimesinin çoğulu) kelimelerinden meydana gelen darülkurra "darü'l-kur'an" ve "darü'lhuffaz" olarak da anılmaktadır .


Osmanlı mimarisinde ilk darülkurra yapılarını tespit etmek güçtür. Kaynaklarda 14. yüzyıl sonlarında Yıldırım Beyazıt tarafından Bursa Ulu Camii'ne bitişik yaptırılan ve "muallimhane "olarak" anılan bir yapının, aslında darülkurra olduğu beIirtilmektedir.


Osmanlı mimarisinde 15. yüzyıl sonlarına kadar darülkurralar ya daha önce belirtildiği gibi muallimhane-mektep olarak anılmış ya da darülkurra olarak kaynaklara geçen yapılar ortadan kalkarak mimari özellikleri konusundaki bilgiler sınırlı kalmıştır.


Anadolu-Türk mimarisinde günümüze ulaşan ilk darüllkurralar Konya'da 15. yüzyılda Karamanoğulları tarafından yaptırılan ve darülhuffaz olarak anılan yapllardır. Daha sonra 6. yüzyılın ikinci yarısında Sinan tarafından yapılan Süleymaniye (1555’ten önce), Vefa Hüsrev Kethuda (1565-1566), Eyüp Sokollu Mehmet Paşa (1568-1569), Üsküdar Atık Valide (1578'den önce) ve Mimar Davut Ağanın eseri olan Edirne Selimiye (1590'lı yıııarın başı) Darülkurraları, yapısal özellikleri ile dönemi en iyi yansıtan çeşitlemelerdir.


Erken dönemden itibaren büyük ya da küçük forksiyonlu Osmanlı külliyelerinin bir parçası olan darülkurralar, burada verilen eğitimle ilgili olarak genellikle bir cami veya mescitin yanında yer almaktadırlar. Osmanlı döneminde cami görevlilerinden olan karilerin darülkurralarda yetiştikleri görülmektedir.


Sıbyan mektebini bitiren ve alt seviyedeki bir darülkurrada hıfzını tamamlayan bir kişi, üst seviyedeki bir darülkurraya devam ederek ilm-i kıraat eğitimi almaktadır. Darülkurraların başında "Şeyhül-kurra" adı verilen dönemin en iyi Kuran okuyan kişileri bulunuyordu.


İlm-i kıraat, kurra ilmi ve şeyhül-kurra gibi darülkurralarla ilgili bütün şartlar, ayrıntılı bir şekilde vakfiyelerde bulunmaktadır. 


16. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu ve hemen hemen her alanda hissedilen değişim rüzgarı, külliye mimarisini de etkilemiştir. 17. ve 18. yüzyılda çeşitli nedenlerle değişen külliye anlayışında darülkurralar, küııiye elemanları arasında pek yer almayan yapılardır. İşte 17. ve 18. yüzyıl mimari yapılanmasında yer almayan darülkurralarda verilen kıraat eğitiminin daha önce yapılan darülkurralara rağmen bu dönemde hangi yapılarla devam ettiği, İstanbul ve Anadolu da vakıfları bulunan sultan ve sadrazam vakfiyelerinden anlaşılmaktadır. (Kaynak: Dr. Zerrin Köşklü, Atatürk Üniversitesi)



Osmanlı’dan kalan en önemli darülkurralar hangileridir?



Bazı vakfiyelere göre 17. ve 18. yüzyıllara ait darülkurra veya kurra eğitimi verilen yapılar şu şekildedir:


Günümüze ulaşan ve dönemi en iyi ifade eden darülkurra, İstanbul Sultan Ahmet Darülkurra'sıdır. Sultan 1. Ahmet tarafından 1609-1620 yılları arasında tamamlanan külliyenin bir parçası olan bu darülkurra, türbenin güney batısında yer alır. Türbenin yanında türbeye açılan penceresi ile değişik bir konumda yerleştirilen darülkurra, kare planlı ve tek kubbeli bir şema gösterir. Sultan 1. Ahmet'e ait 1022 tarihli vaktiyede "... deyu camii latifi cennet asa kurbünde bir darülkurrai behçet efza bina ve inşa buyurdular... " (VGMA. No: 1968 s.444) şeklindeki ifade de darülkurra yapısının yeri vurgulanmaktadır.


İstanbul'da 1660-1663 yılları arasında Hatice Turhan Sultan tarafından tamamlanan Eminönü Yeni Camii Külliyesi'nde de günümüze ulaşmayan bir darülkurranın varlıgı bilinmektedir. Hatice Turhan Valide Sultan'ın vakfıyesinde adı geçen darülkurra, Sultan Ahmet Külliyesi'nde olduğu gibi bu dönemin az sayıdaki öreklerindendir.

İstanbul dışında Anadoluda bu dönemde günümüze ulaşmayan bazı darulkurraların varlığı yine vakfiyelerle belgelenmektedir. Bunlardan Urfa'da 1737 tarihli Rahmiye Medresesi'ne vakıfta bulunan Hacı Abdulfettah İbni Şaban'ın vakfiyesinde "... ve dar-ı kurrai Rahmiye'de sakin olan kurra efendiye onbeş kuruş senevi verip...ve şehriye iki buçuk kuruşla senevi otuz kuruş yine kurra olan efendiye verip... " diye belirtilen şartlardan ve yine H. 1305/1887 tarihli sicilde ".. Urfa'da vaki Abdurrahim Efendi nam sahibü'l-hayrin vakfeylediği Rahmiye Medresesi demekle marufHasan Paşa Camii şerifi derununda kain bir baba neflse ile bir bah darülkurranın tevelliyetini evlad-ı benin ve benatının ..." şeklindeki ifadeden anlaşıldığı gibi, Rahmiye Medresesi'nin yanında bir darülkurranın bulunduğu anlaşılmaktadır.


Yine Urfa'da Hacı Kasımoğlu Hacı İbrahim Efendi tarafından 1723 yılında yaptırılan İbrahimiye (Debbağhane) Medresesi'nin üst katında bir darülkurranın bulunduğu medrese vaktiyesinde ortaya çıkmaktadır. Hacı İbrahim Efendi'nin H. 113 8 (1725-1726) tarihli vakfiyesinde "... ve yine medrese-i mezkürenin canib-i kıblesinde yedi adet hücerat ve ıttisal-ı müntehalarında iki adet kenifve fevkinde bir mağ üzere bir hücre-i kebir darülkurra olmak için, .. " cümleleriyle hücre, tuvalet ve üzerinde bir darülkurra yapısına işaret edilmektedir. Medresenin günümüze sadece bazı bölümleri orijinal olarak ulaşmış, vakfiyede belirtilen darülkurra ve diğer mekanlar ortadan kalkmıştır.



Darülkurraların yapısal özellikleri nelerdir?



Vakfiyede, medrese hücrelerinin darülhadis eğitimine, yanında bulunan yapının, darülkurra olarak açıkça zikredilmesi ve darülkurra ile ilgili bütün şartların belirtilmesi, medresedeki eğitimin sınıflandırılmasına ışık tutmaktadır. Damlhadis ve darülkurra olarak eğitim ve öğretimin ihtisas alanları belirlenen bu medrese, tipolojik açıdan L şeklinde düzenlenen hücreler ile hücrelerden ayrı sekizgen planlı dersane-mescit olarak incelenmektedir.Bu da eğitim türlerine göre özel isimler alan medreselerin genellikle aynı yapısal özellikleri yansıtmalarından kaynaklanmaktadır.


Köprülü Mehmet Paşa Medresesi'nde görülen darülkurra (dersane-mescit) uygulamasının farklı bir yorumu, İstanbul Amcazade Hüseyin Paşa Medresesi'nde görülmektedir. 1700 yılında sadrazam Amcazade Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan külliyede U şeklindeki hücrelerin güneyinde yine hücrelerden ayrı olarak tasarlanan bir dersane-mescit bulunmaktadır.


Amcazade Hüseyin Paşa'nın 1112 tarihli vakfiyesinde dersane-mescit ile ilgili şartlar şöyle belirlenmiştir. 


"şeyhülkurra nasb ve tayin olunup eyyami mutadede Meşayihül kurra olanlar için Mescid dahilinde muayyen olan mevzide müdavimi hizmeti ikra ve talim olup beher yevm kendilerine otuz akça vazife verile ve onlardan teallüm ve telemmüz eden mütealliminden kıraeli vücuhu seb'a veyahut teallümi turuku aşere eden huffazdan dört şürekdsından faik talibler Halife namınaa dörder akça ve onaltı nefer şürekdsından mümtaz ve racih müstaid taliblere yevmiye ikişer akça verile... " (VGMA. No: 2135, s.128). Buradaki ifadelerden dersane-mescitin aynı zamanda, kurra eğitiminin yapıldığı bir mekan olduğu anlaşılmaktadır.



Medreselerdeki darülkurra hücresinin özellikleri nelerdir?



İncelenen dönemde darülkurra olarak düşünülen bir yapı türü de medreselerde bir hücrenin bu amaçla değerlendirilmesidir. 1700 yılında Şeyhülislam Feyzullah Efendi tarafından Erzurum'da yaptırılan Kurşun Külliyesinde l7 medrese hücrelerinden birisi, darülkurra olarak kullanılmıştır.


Şeyhülislam Feyzullah Efendi'nin tarihsiz vakfıyesinde medrese ve darülkurra ile ilgili şartlar da şöyle tesbit edilmiştir. ". .. ve kezalik ol medresei müessesede mebniye olan on aded hücrede sakin olan talebeden muidden ders alan kimesneye yevmiye onar akça vazife ve maada dokuz adet hücrenin her birinde sakin olan talebeye yevmiye sekizer akça verile ki mecmuu vazifeyi talebe yevmiye seksen iki akça eder ve medresei mezburede darülkurra tayin olunan hücreyi meymenede ıkra ve talime kadir ve ilmi vücuhatta mahir bir kimesne şeyhülkurra olup kendüye otuz akça verile ve iki kimesne dahi darülkurrada halife olup her birine yevmiye üç akça vazife verile... " (VGMA. No: 2225, s. 94) Vakfiyeden de anlaşılacağı gibi medrese hücrelerinden biri darülkurra olarak ifade edilmiş ve bu amaçla gerekli düzenlemeler yapılmıştır.



Camilerde darülkurra yapılarının özellikleri nelerdir?



Başlangıçtan beri darülkurralarda verilen eğitimle alllkalı olarak darülkurralar camiierin içinde ya da sonraları yapı olarak hemen yakınında yer almaktadırlar.Osmanlı döneminde özellikle selatin camilerinde "cüzhan" adı verilen kariler Kuran okurlardı. Bu uygulama darülkurraların mimari anlamda ortadan kalktığı bu dönemde de devam etmiş, camiler aynı zamanda kıraat ilmi eğitimi yapılan mekanlar olarak değerlendirilmiştir. 17. ve 18. yüzyıla ait bazı sultan ve sadrazam vakfiyelerinde camilerde Kuran okunması ve kurra eğitimi ile ilgili şartların belirlenmesi, uygulamanın örneklendirilmesi açısından dikkat çekicidir.


1726 yılında Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından Nevşehir'de yaptırılan Damat İbrahim Paşa Camii , kıraat eğitimi yapılan Anadolu camilerinden biridir. (Kaynak: Dr. Zerrin Köşklü, “Vakfiyelere Göre 17. ve 18. Yüzyıllarda Bir Eğitim Kurumu Olarak Osmanlı Darülkurraları”  (Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 14 Erzurum 2000, Sayfa 271)



Mimar Sinan eseri darülkurralar hangileridir?



Klasik Osmanlı mimarisi denince akla ilk gelen kişi olan Mimar Sinan, 70 darülkurra inşa etmiştir. Mimar Sinan eseri darülkurralardan öne çıkanlar şunlardır; 


Sultan Süleyman Han Dârülkurrâası (İstanbul’da),


Vâlide Sultan Dârülkurrâsı (Üsküdar’da),


Hüsrev Kethüdâ Dârülkurrâsı (İstanbul’da),


Mehmed Paşa Dârülkurrâsı (Eyüp’te),


Müftü Sa’di Çelebi Dârülkurrâsı (Küçükkaraman’da),


Sokullu Mehmet Paşa Dârülkurrâsı (Eyüp’te),


Kâdızâde Efendi Dârülkurrâsı (Fâtih’te).



Selimiye Darülkurrası’nın özellikleri nelerdir?



Edirne Selimiye Camisinin kıble yönünde bulunan medreseden batıda, güney köşesinde yer alanı Dar’ül Kurra olarak tanınmaktadır. Diğer medreselerde olduğu gibi bu yapılarda da mimari bileşenler, dershane ve hücrelerdir.

Selimiye Dar’ül Kurra’sı bir dershane, on bir hücre ve helâ mekânından oluşmaktadır. Hücre sayısı Dar’ül Kurra’da kalan hafızların sayısına uymaktadır. Yapı aynı külliye içinde yer alan Dar’ül Hadis medresesiyle büyük benzerlik göstermekle birlikte, burada hücreler avlu çevresinde L oluşturacak biçimde dizilmiş, dershane hücrelerden ayrı olarak avlunun kuzey kenarına yerleştirilmiştir. Yapının güneybatıda yüksek bir istinat duvarı üstünde yükselen koluyla, kıble yönündeki bölümü pahlı bir dönüşle birbirine bağlanmaktadır. Aşağıda sokak seviyesinde bulunan dükkân cephelerinde köşe çözümünü kolaylaştıran bu ayrıntı medrese planında daraltarak zorlaştırmıştır.



Darülkurra - Darulkurra nedir?




Mimar Sinan’ın yaptığı Dar’ül Kurra’lar arasında günümüze ulaşabilen hücreli düzene sahip tek Dar’ül Kurra Medresesi şu an Darül Hadis medresesinde olduğu gibi eğitsel amaçlı; Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı Vakıf Müzesi olarak hizmet vermektedir.


Dar'ül Kurra Medresesi, Selimiye Külliyesi içerisinde, Selimiye Cami'nin güneybatı köşesinde yer almaktadır. Cami, Dar'ül Hadis ve Dar'ül Kurra Medreseleri ve mektepten oluşan külliye, Osmanlı Devletinin Mimarbaşı Sinan tarafından 1569-75 yılları arasında Sultan II. Selim adına inşa edilmiştir.


Darülkurra - Darulkurra nedir?



Düzgün kesme taş ve tuğla malzeme ile inşa edilen Dar'ül Kurra Medresesi'ne görkemli bir taç kapı ile girilir. Ortada dikdörtgen avluyu dört yönden revak çevreler. Revağın gerisinde doğu yönde yer alan kare planlı kubbeli büyük oda dershane ve mescit, güney ve batı yöndeki odalar medrese hocalarının ve öğrencilerinin kaldığı odalar olarak kullanılmıştır.


Vakıflar Genel Müdürlüğünce 2006 yılında restore edilen yapıya Selimiye Vakıf Müzesi olarak işlev verilmiştir.

Müzede; Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı cami ve mescitlerden elde edilen tarihi eser niteliği kazanmış teberrukat  eşyalarından örnekler, Osmanlı dönemine ait yapıların onarımları sırasında ele geçen çini parçaları, lüleler, Vakıf cami ve mescitlerinden gelen hat levhalar, Kur'an-ı Kerimler, şamdanlar, hilyeler, usturlaplar, rahleler,  çini parçaları ve değişik objeler sergilenmektedir. Ayrıca dershane olarak kullanılan büyük odada yapının özgün işlevini yansıtan bir canlandırmaya yer verilmiş, revak bölümünde de Mimar Sinan anlatılmaya çalışılmıştır.


Adres: Meydan Mahallesi Taş Odalar Sokak. No:2 Selimiye Dar'ül Kurra Medresesi / Edirne


Telefon: 0284 212 11 33


Faks: 0284 212 32 33


Giriş Ücretsizdir.



Süleymaniye Külliyesi Darülkurrası’nın özellikleri nelerdir? 


Darülkurra - Darulkurra nedir?




Eser; İstanbul Kültür Envanteri’nde şu notlarla yer almaktadır; 


Envanter No: EMI789


Adı: SÜLEYMANİYE KÜLLİYESİ DARÜLKURRASI


Diğer Adları: TÜRBEDAR EVİ


Kültür Dönemi: Osmanlı


Yapım Tarihi: 16. YY.


Fiziksel Özellikler


Yakın Tarihli Onarım: Hayır


Taşıyıcı Sistem: Yığma – Tuğla –Taş 


Örtü Türü: Eğrisel -Kubbe


Örtü Malzemesi: Kurşun


Plan Özellikleri: KARE PLANLI, 9 M. ÇAPINDA TEK KUBBELİ BİR YAPIDIR.


Cephe Özellikleri: HER CEPHESİNDE İKİ KATLI İKİŞER PENCERE BULUNMAKTADIR. ÇİFT KOLLU DUKUZ BASAMAK MERDİVENLE ERİŞİLEN KAPISI DARÜLKURRA'NIN GÜNEY CEPHESİNDEDİR. HAZİREYİ ÇEVRELEYEN DUVARLAR DA İKİ YANDA YAPININ GÜNEY KÖŞELERİNE SAPLANIRLAR. BASIK KUBBESİNİN SEKİZGEN KASNAĞI DA OLDUKÇA ALÇAK, KUBBE GEÇİŞLERİ TROMPLUDUR. DUVARLAR KESME KÜFEKİ TAŞINDAN ÖRÜLMÜŞTÜR.


Cephe Devşirme Malzeme: Görülmedi


Teknik Donatı: Elektrik


Sağlamlık Durumu: Orta


Diğer Özellikler


Mimari Uslup: KLASİK DEVİR


Yazıt: Yok


Özgünlük Durumu (Fiziksel): Az Değişmiş


Özgünlük Durumu (İşlevsel): Özgün Değil


Kullanım Durumu


Yapan Mimar: MİMAR SİNAN


Mal Sahibi: Kamu


Bak. Sor. Kuruluş: Kamu


Resmi Kayıtlar


Tescil Durumu: Tescilli



Sokullu Mehmet Paşa Darülkurrası’nın özellikleri nelerdir?


Darülkurra - Darulkurra nedir?




Envanter No: EYP_0061


Adı: SOKULLU MEHMET PAŞA DARÜLKURASI


Kültür Dönemi: Osmanlı


Yapım Tarihi: 1568-1578


Fiziksel Özellikler


Taşıyıcı Sistem: Yığma-Tuğla-Hatıllı-Taş-Hatıllı


Örtü Türü: Eğrisel-Kubbe


Örtü Malzemesi: Kurşun


Plan Özellikleri: KARE PLANLI YAPI, ÜÇ SIRA TUĞLA VE BİR SIRA KESME TAŞTAN YAPILMIŞ 

OLAN DARÜLKURRA'NIN YANINDA VE ARKASINDA HAZİRE BULUNMAKTADIR.


Cepheye İlişkin Malzeme: Taş - Tuğla


Cephe Devşirme Malzeme: Görülmedi


İç Mekanda Bezeme: Yok


Sağlamlık Durumu: İyi


Diğer Özellikler


1. Onarım Tarihi: 01.01.1958


Yazıt: Var


Özgünlük Durumu (Fiziksel): Özgün


Özgünlük Durumu (İşlevsel): Özgün


Kullanım Durumu


Günümüzdeki İşlevi: ÇOCUK KÜTÜPHANESİ


Yapan Mimar: MİMAR SİNAN


Yaptıran: SOKULLU MEHMET PAŞA


Lokasyon


İl: İSTANBUL


İlçe: EYÜP


Mahalle: MERKEZ


Adres: CAMİ KEBİR CADDESİ