Tebernüş Kireççi'ye SORU SOR

Koronavirüs sebebiyle kira ödememek mücbir sebep mi?

Koronavirüs salgını sebebiyle faaliyetleri durdurulan iş yerlerinin kira ödememe imkanı bulunuyor mu? Mülk sahipleri ve kiracılar arasında tartışmalar hala devam ederken, TBM Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Yunus Gün, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu...



Koronavirüs sebebiyle iş yerlerini kapatmak zorunda kalanlara bir iyi haberi de Tüketici Başvuru Merkezi açıkladı. TBM Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Yunus Gün, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilen pandemi sebebiyle, salgınla mücadele kapsamında iş yerleri kapatılan kiracıların kira ödeme yükümlülüğünden kurtulabileceklerini belirtti. Gün, bu haktan yararlanmak için mülk sahiplerine ihbarda bulunulmasının gerekli olduğunu vurguladı.


Yeni Şafak'ta yer alan habere göre; Tüketici Başvuru Merkezi Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Yunus Gün yaptığı açıklamada, "Kamu otoritesi tarafından faaliyetleri yasaklanan, berber, lokanta, kafeterya, hamam, düğün salonu, güzellik merkezi, terzi ve benzeri işyeri sahipleri faaliyet gösterdikleri yerlerde kiracı durumundaysalar, mücbir sebep nedeniyle kira ödeme yükümlülüğünden kurtulabilirler. Burada dikkat edilmesi gereken husus mal sahibine ihbarda bulunulması ve ödeme yapılıyorsa şerh düşülmesidir" şeklinde konuştu.


YAZILI İHBAR UYARISI


Faaliyeti durdurulan işletmelerin, sahiplerinin kira ödemesinden muaf tutulabilmesi için öncelikle iş yerini kiralayan mal sahibine yazılı ihtar yapılması gerektiğine dikkat çeken Avukat Gün, "Ortaya çıkan durum 'Mücbir Sebep' oluşturdu" dedi ve konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu:


"Hukuki anlamda 'Mücbir Sebep' sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır.


SÖZLEŞMEDEN DÖNME HAKKI!


"Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesinde ise 'Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.' hükmü yer almaktadır.


"Burada en önemli nokta; borçlunun, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmasıdır.


"Bu nedenle faaliyeti yasaklanmış işyeri kiracılarının, 21 Mart 2020 tarihinden sonra kira ödemelerini yaparken veya ödeme dekontlarına imza atarken dekontların açıklama kısmına, 'Uyarlama ve yasal haklarım saklıdır' veya 'İhtirazi kayıt ile haklarım saklı kalarak ödeme yapıyorum' şeklinde açıklama yazmaları halinde, ilerleyen süreçte iyileşme veya mal sahibiyle anlaşma olmaz ise ödenmiş bedellerin güncel duruma uyarlanması veya iadesi için dava açma hakkı ile birlikte, fazladan ödenmiş bedellerin de geri alınabilme imkanı oluşabilecektir.


"Burada hassas nokta kiralayana kiranın kısmen veya tamamen ödenmeyeceğinin önceden bildirilmesi, ödeme yapılıyorsa, ödeme esnasında ihtirazi kayıt ve şerh düşülmesidir."