Tebernüş Kireççi'ye SORU SOR

Küçük Menderes Havzası

Ege Bölgesi’de yer alan Küçük Menderes Nehri’nin havzasıdır. Küçük Menderes Havzası’nın yağı alanı 6 bin 907 km2, ortalama yıllık akışı 1,19 km3, potansiyel iştirak oranı 0,6 ve ortalama yıllık verimi 5,3 l/s/km2’dir. Karşı karşıya olduğu kirlilik sorunu ile gündemdedir.


Eğlencede büyük indirim! Oyunlar 1 TL! Esenyurt TİKİ Eğlence Dünyası!


Küçük Menderes Havzası
Küçük Menderes Havzası



Küçük Menderes Havzası neresidir?



Küçük Menderes Havzası, Çeşme yarımadası ile birlikte İzmir’in güney ve güneydoğusunu da kapsayan yaklaşık 7 bin kilometrekarelik bir alandır.



Küçük Menderes Havzası nasıl oluştu?



Küçük Menderes Nehri delta düzlüğünün kuzey kısımlarında sulak alan niteliğinde 3 tane göl ve 1 tane geniş bir bataklık oluşmuştur. Eleman Bataklığı, kıyı lagününü temsil etmektedir (Erinç,1955). 


Bazı yerlerde deniz seviyesinden yükseklik 0.5m kadar azalmakta, bu da bataklığın yayılmasını sağlamaktadır. Bu bataklık yaklaşık 1500ha alan kaplamakta, bunun 1050ha lık kısmı ise “KuşCenneti” olarak koruma altındadır. Bu 1500ha lık alan dışında yaklaşık 500 ha lık bir alanda vahşi  hayat (kuşlar, balıklar dahil) için çok önemli bir alan olan sulak alanın diğer öğeleri göller vardır. 


Yaklaşık 1000ha lık bir alan da özellikle kurak mevsimde bataklığın kuruması ile zirai amaçla bölge halkı tarafından kullanılmaktadır (Nippon,1996).


Eleman Bataklığı her kış yağıştan ve Küçük Menderes Nehri’ nin taşmasından dolayı sellenmekte  ve her yaz da yoğun buharlaşma nedeni ile kurumaktadır. Kocagöz Gölü, Selçuk ilçesi merkezinin güneybatısında yer almaktadır. Burası Efes Kenti kurulduğunda liman vazifesi görürken Küçük Menderes Nehri’nin ovayı doldurması ile günümüzde bir göl konumunu almıştır. Denizden yüksekliği -40 cm dir. Bu gölün beslenmesi yağışların yanı sıra hem karstlaşmaya bağlı boşalımlar hem de Bülbül dağı fayı etkisi ile boşalan sulardan olmaktadır. Yağışlı dönemde göl geniş alanlara yayılıp bataklık oluştururken kurak dönemde eski boyutuna ulaşmaktadır. 


Gebekirse Gölü ise yaklaşık 75 ha alan kaplayan ve 5m derinliğe sahip olan bir göldür. Sellenme seviyesi yaklaşık 2m olup boşalımı bir kanal ile Küçük Menderes Nehri’ne olmaktadır. Bu göldeki  beslenme de yağışın yanı sıra karstik kaynaklardan boşalım ile olmaktadır. Ornitolojist Sıkı 1997’ye göre Gebekirse Gölü sulak alanında 92 tür kuş yaşamaktadır. 


Gebekirse Gölü’ nün doğusundaki üçüncü göl ise Akgöl’ dür. Bu göl, 74ha alana ve yaklaşık 4m derinliğe sahiptir. Burada da boşalım bir kanal ile Küçük Menderes Nehri’ ne olurken beslenme yağış ve karstik kaynaklardan olmaktadır. Sellenme seviyesi 2 m den azdır. (Kaynak: Küçük Menderes Nehdi Kıyı Sulak Alanının Hidrojeokimyasal Değerlendirilmesi; A. Melis Somay, Şevki Filiz; Dokuz Eylül Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi, 35160 Buca-İzmir)



Küçük Menderes Havzası’nda kirlilikle mücadele için devlet ne yaptı? 



Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 11 Eylül 2012’de yaptığı yazılı açıklama şöyle; 


Küçük Menderes Havzasında Yatırım, Denetim ve İzleme İle Kirliliğin Önüne Geçilecek


Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Küçük Menderes Nehri Havzasının korunması ve su kalitesinin iyileştirilmesi için Bakanlıklar, mahalli idareler ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir takip komisyonu kurulması için harekete geçti.

30’a yakın kurum ve kuruluşun temsilcisinin bulunacağı komisyon, Küçük Menderes Havzasında atıksu ve katı atık tesislerinin kurulması, zirai kaynaklı kirliliğin kontrol edilmesi, ağaçlandırma, su kalitesinin izlenmesi, denetim, temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, yapılacak işler için teknik ve ekonomik destek verilmesi çalışmalarını takip edecek.


Orman ve Su İşleri Bakanlığı; Çevre ve Şehircilik, Bilim, Sanayi ve Teknoloji, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Kalkınma,  İçişleri Bakanlıkları, İzmir ve Aydın illerinin Valilikleri ile alakalı belediyeleri, sanayi ve ticaret odaları ile İller Bankası ve Türkiye Belediyeler Birliği’ne bir yazı gönderdi.


Eylem Planı Uygulamaya Geçirilecek


Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu imzasıyla gönderilen yazıda, ülkemizdeki 25 adet su havzasından öncelikli olarak belirlenen 15’i için Havza Koruma Eylem Planı hazırlandığı belirtildi. Yazıda, “Hazırlanan planların eylem takvimine göre takibi havza önceliklerine göre Bakanlığımız koordinasyonunda yürütülmekte olup, uygulamalarının sağlanması aciliyet arz etmektedir. Bu kapsamda kurum ve kuruluşlarımıza önemli görevler düşmektedir” denildi.


Küçük Menderes Havzasının öncelikli havzalarımız arasında yer aldığı belirtilen yazıda, kirlenmenin kontrol altına alınması ve kabul edilebilir sınırlar içine çekilebilmesi için birçok çalışma yapıldığı, bu çalışmalar neticesinde “Küçük Menderes Havzası Koruma Eylem Planı” hazırlandığı ifade edildi. Eylem planında bütün tarafların üzerine düşen görevlerin belirtildiği ve iş takvimine bağlandığı kaydedilen yazıda, istenilen sonuca ulaşılması için eylem takvimindeki uygulamaların neticelendirilmesi gerektiği vurgulandı. Yazıda, Küçük Menderes Havzası Koruma Eylem Planının ana bileşenleri ve sorumluları şöyle açıklandı:


Atıksu Arıtma Tesisleri Kurulacak


- Evsel Atıksu Arıtma Tesislerinin Kurulması ve İşletme: Havzadaki yerleşimlerin atıksu arıtma tesislerini kurmaları ve mevzuata uygun olarak çalıştırmaları, Belediye Kanunu ve Çevre Kanunu gereği Belediyelerin mükellefiyetindedir. Bu konuda belediyelerin mesuliyetlerini yerine getirmeleri gerekmektedir.


- Münferit Sanayilerin ve Organize Sanayi Bölgelerinin Atıksu Arıtma Tesisleri Kurması ve İşletmesi: Çevre Kanunu ve bu kanun kapsamında çıkartılan Yönetmelikler çerçevesinde münferit sanayi tesisleri ve OSB’lerin atıksu arıtma tesislerini kurmaları ve mevzuata uygun olarak çalıştırmaları sanayicilerin ve OSB’lerin mükellefiyetindedir.


- Katı ve Tehlikeli Atık İşleme, Geri Kazanma ve Bertaraf Tesisleri: Atık işleme, geri kazanma ve bertaraf tesislerini kurma ve sorumluluk sahasındaki bütün atıkların toplanmasını sağlayarak bu tesisleri işletme faaliyetlerinden Çevre Kanunu ve Belediye Kanunu gereğince belediyeler sorumludur. Bu konuda belediyelerin mesuliyetlerini yerine getirmeleri büyük önem arz etmektedir.


Kirlilik Kontrol Altına Alınacak


- Zirai Kaynaklı Kirliliğin Kontrolü: Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının mesuliyetinde olup, eylem planının ilgili iş kalemindeki faaliyetlerin takibi ve denetimi önemlidir. Zirai kaynaklı toprak kirliliğinin kaynağında kontrolü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görev, yetki ve sorumluluğundadır.


- Erozyonla Mücadele ve Ağaçlandırma: Erozyonla mücadele ve ağaçlandırma faaliyetleri Orman Genel Müdürlüğü ve Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecektir.


- Nehir Su Kalitesinin İzlenmesi: Küçük Menderes Nehrinin sürekli olarak izlenmesi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılacaktır. Mevcut izleme noktalarının değerlendirilmesi ve çevrimiçi izleme noktalarının belirlenmesi ve izleme programının oluşturulması konularında “Su Yönetimi Genel Müdürlüğü” ile “ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü” DSİ’ye teknik destek verecektir.


- Denetim ve Yaptırım: Evsel, münferit sanayi, OSB ortak ve diğer bütün atıksu arıtma tesisleri ile katı ve tehlikeli atık işleme, geri kazanma ve bertaraf tesislerinin çevre mevzuatına uygun olarak işletilmesini temin için denetlenmesi, denetim sonucu saptanan usulsüzlüklerin giderilmesi için uygulanacak yaptırımlar hususunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın gerekli işlemleri yapması gerekmektedir.


Teknik ve Ekonomik Destek


- Temiz üretim teknikleri: Kaynakların verimli kullanılması ve su kirliliği ile etkili mücadelede belediyeler, sanayi ve diğer sektörlerde çevre koruma kapasitesinin geliştirilmesi, özellikle zeytin, zeytinyağı vb. sektörlere yönelik özel çevre koruma tedbirlerinin geliştirilmesi, sanayide temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, belediye ve sanayicilerin eğitimleri, belediyelerin idari denetimi ve su/atıksu tarifelerinin düzenlenmesi hususları havzanın iyileştirilmesi ve korunması maksadıyla tedbirlerin geliştirilmesi gerekmekte olup, belediye, sanayi ve diğer kuruluşların teknik ve ekonomik açıdan desteklenmesi önem arzetmektedir.”


Yazıda, Küçük Menderes Eylem Planı’nın başarıyla uygulanabilmesi ve hedeflenen sonuca ulaşılması için sanayici ve belediyeler dahil ilgili her kurum ve kuruluşun belirtilen vazifeleri yerine getirmeleri ve acil olarak eylemlerin uygulamaya geçirilebilmesi maksadıyla, bir takip komisyonu oluşturulacağı kaydedilerek, kurum ve kuruluşların yetki sahibi birer temsilci bildirmesi istendi.



Küçük Menderes Havzası için sivil toplum örgütleri neler yapıyor?



09 Temmuz 2013 tarihli ve “Küçük Menderes Havzası'ndaki Odalar Güç Birliği Yapacak” başlıklı haber şöyle;


İzmir'in önemli sanayi kuruluşlarına evsahipliği yapan Menderes Ovası'nın ticaret odaları, güç birliği kararı aldı. Odalar, yakın işbirliğiyle etkili çalışmalara imza atılacak. Torbalı Ticaret Odası (Tto) Başkanı Abdülvahap Olgun, "Dört ilçe birlikte hareket edecek." dedi.


Geçen ay yapılan seçimle güven tazeleyen Tto yönetimi, çalışmalarına kaldığı yerden devam ediyor. Bir yandan üyelerine yönelik bilgilendirme ve geliştirme çalışmaları sürdüren yönetim, bir yandan da tanıtım ziyaretleri düzenleniyor. Tto Başkanı Olgun, Meclis Başkanı Behçet Çınar ve yönetim kurulu üyeleri, Küçük Menderes Havzası'ndaki ticaret odaları başkanlarını ziyaret etti. Ödemiş Ticaret Borsası Başkanı A.Latif Aka, Selçuk Ticaret Odası Başkanı Koray Yolcu ve Meclis Başkanı Yusuf Dereli, Tire Ticaret Odası Başkanı Hüseyin Çapkınoğlu, Bayındır Ticaret Odası Başkanı Adnan İnanır, Ödemiş Ticaret Odası Başkanı Kasım Sevin ve Meclis Başkanı Alim Korkmaz ile biraraya geldiler. Oda başkanları, bundan sonra ortak hareket etme kararı aldı. Birlikten kuvvet doğacağını ifade eden başkanlar, sık sık biraraya gelip hem hizmet kalitesini arttırma hem de yenilikleri hayata geçirme yönünde görüş alışverişinde bulunacak. Ortak seminerler düzenlenecek, bölgenin meselelerinde ortak inisiyatif geliştirip çalışmalar yapılacak. Alınan kararla ortak meclis toplantıları yapılıp bölgeyle ilgili konularda birlikte hareket edilecek.


OLGUN: İNİSİYATİF KULLANABİLECEĞİZ


İzmir ekonomisinin can damarı sanayi kuruluşlarına evsahipliği yapan bir bölgenin ticaret odası başkanları olarak işbirliğinin önemini vurgulayan Olgun, "Ticaret odaları olarak, bulunduğumuz yerlerin ticari ve ekonomik gelişmesinde önemli rol oynayan sivil toplum kuruluşlarıyız. Diğer odalarla yakın işbirliği içinde etkili çalışmalarla yöremizin gelişmesi için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Ortak hareket edersek, bölge meselelerinde inisiyatif kullanabileceğiz. Ortak toplantılar düzenleyip gerek üyelerimize gerekse bölgemizin kalkınmasına yönelik faaliyetler düzenleyebiliriz. Odaların güç birliğiyle bölgemizi yakından ilgilendiren olaylarda daha çok söz sahibi olabiliriz. En kısa zamanda ortak akılla güzel işler başaracağımıza inanıyorum." diye konuştu.


BAŞKANLARDAN TAM DESTEK


Tire Ticaret Odası Başkanı Aka da birlikte hareket etmenin seslerini daha iyi duyurma yönünde faydalı olacağını belirterek, ortak yapılacak her harekete destek sözü verdi. Selçuk Ticaret Odası Başkanı Yolcu ise, "Birlikte hareket ederek, bölgemizle ilgili kararlarda daha etkili inisiyatif kullanabiliriz." derken Ödemiş Ticaret Odası Başkanı Sevin, işbirliğinin önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Bölge ekonomisinde etkin rol oynayan odalar, birbirlerine verdikleri güven ve işbirliği neticesinde gerek üyelerine gerekse yöre halkına daha fazla katkı sağlayacaktır." Bayındır Ticaret Odası Başkanı İnanır da ortak hareket etme kararının, sivil toplumun gücünü daha da arttıracağının altını çizdi.


Küçük Menderes Havzası hangi konularda haber oldu? 



Küçük Menderes’e YAZIK OLUYOR (İsmail Uğural, Hürriyet Gazetesi, 20 Temmuz 2012)


KÜÇÜK Menderes Havzası, Çeşme yarımadası ile birlikte İzmir’in güney ve güneydoğusunu da kapsayan yaklaşık 7 bin kilometrekarelik bir alan. Tabii daha çok Kiraz, Ödemiş, Beydağ, Tire, Bayındır, Torbalı, Menderes ve Selçuk ilçeleri bölgenin esasını oluşturuyor. Zaten bu ilçeler ekonomik ve sosyal yönden de birbirine çok yakın özellikler taşıyor. Küçük Menderes, hiç şüphe yok ki değil Türkiye’nin dünyanın da en verimli tarımsal bölgelerinden biri. Peki acaba bu çok yüksek ekonomik potansiyel taşıyan bölgenin tarım ve tarıma dayalı sanayi kapasitesi tam olarak değerlendirilebiliyor mu? Ürün verim ve kalitesi açısından yaşanan sorunlar neler? Bölge ekonomisinin geleceği bakımından nasıl bir vizyon ortaya konulmalı? İşte bu önemli sorulara cevap arayan İzmir Tarım Grubu (İTG) Başkanı Mahmut Eskiyörük şunları söylüyor...


Varlık içinde yokluk


Aynı zamanda örnek bir kırsal kalkınma modeli olarak ünü bütün ülkeye yayılan Tire Süt Kooperati-fi’nin başkanlığını sürdüren Mahmut Eskiyörük, “Küçük Menderes Ovası’nda üretim yollarının durumu nedeniyle üretici ve bölge büyük kayıplar yaşıyor. Tarım ürünlerinin nakliyesinin engebeli yollar ve dere yatakları üzerinden yapılması kalite kaybına yol açarken, ürününü değerinde satamayan üretici para kazanamayınca bölgede gelişme sağlanamıyor. Yani ekonomisi tarıma ve tarımsal sanayiye dayalı Küçük Menderes’te varlık içinde yokluk yaşıyoruz” diyor.



Pamuk gitti denge bozuldu


Eskiyörük, “Pamuğa beyaz altın denilmesinin sebebi Ege tarımının denge unsuru olmasıydı. Yüzbinlerce Egeli çiftçi ailesi uzun yıllar boyunca pamuğun yarattığı katma değerden yararlandı, geçimini sağladı. Ama şimdi aşırı yüksek maliyetler yüzünden pamuktan kaçış devam ediyor. Özellikle son on yılda bölge üreticisi başta süt hayvancılığı olmak üzere meyve ve sebze tarımına yöneldi” diye konuşuyor.


KAYIPLAR BÜYÜK


“Biz Kooperatif olarak süt üreticisine sahip çıkıyoruz, ancak sebze ve meyve alanında üretici sahipsiz” diyen Eskiyörük, “Ayrıca ürünlerin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik altyapı eksiğimiz dolayısıyla kayıplarımız gerçekten çok büyük. Ova yollarının mevcut durumu kışın bataklık, yazın ise toz bulutu içinde delik deşik olması yüzünden bölge üreticisi ürününe pazar bulamıyor. Ova yollarının durumundan sadece çiftçimiz değil, bölge iş hayatı kısacası Küçük Menderes kaybediyor. Bir yıllık kaybımız altyapı eksikliklerinin tamamlanmasına harcanacak bedelden inanın çok daha yüksek” ifadesinde bulunuyor.


PATATES ÖRNEĞİ


Mahmut Eskiyörük’e göre, bölgenin hedefi aslında tarım ve tarımsal sanayi ihracatı olmalı. Bu hedefin gerçekleşmesi için öncelikle altyapı sorunu çözülmeli, tarıma dayalı sanayi yatırımları özellikle geliştirilmeli, soğuk hava deposu ve paketleme tesisi kurularak yatırımcı ve ihracatçı bölgeye çekilmeli. Bu arada son dönemde Ödemişli patates üreticisinin yaşadığı sorunlara ilişkin olarak “Herşeyden önce küçük çiftçinin bir araya gelmesi hayati önem taşıyor. İlk iş Ödemiş’te Patates Üreticileri Birliği ya da Kooperatifi kurulmasıdır’’ dedi.


TARIM VE GIDA GELECEĞİMİZ


İTG Başkanı, süt üreticilerinin yanı sıra özellikle meyve ve sebze üreticilerinin de örgütlenme sorununa dikkat çekiyor. Küçük Menderes’te son yıllarda hızla gelişen meyve ve sebze üretiminin örgütlü hale gelmezse, patates örneğinde olduğu gibi diğer ürünlerde de büyük zararlar yaşanılacak, diyor. Eskiyörük’ün son sözü şu; “Türkiye’nin olduğu kadar Küçük Menderes’in de geleceği tarım ve gıdadır. Ancak kooperatifleşme ve örgütlenme gerçekleşmezse küçük çiftçiye yazık olacak.”