Tebernüş Kireççi'ye SORU SOR

Marki Necib Bey Yalısı

Marki Necib Bey Yalısı veya Marki Ahmet Necip Bey Yalısı olarak bilinir. Yalı, ‘Alana uğursuzluk getirir’ yaftasını yemiş durumda. Peki neler yaşandı da yalı, lanetli ilan edildi; Ve orada şimdi kim oturuyor?

Eğlencede büyük indirim! Oyunlar 1 TL! Esenyurt TİKİ Eğlence Dünyası!


Marki Necib Bey Yalısı
Marki Necib Bey



Marki Necib Bey Yalısı’nı kim, niye yaptı?



Adından da anlaşılacağı gibi Necib Bey bir Fransız asilzadesi. Melike Aliye Hanım’la evlenebilmek için Müslüman olmuş. Yalının arkasında bulunan kuleli bina Necib Bey’in kışlık köşküymüş. İhmal sonucu köşk 2010’da çöktü. Şu anda Demirören Ailesi’ne ait olan yalı 1983’te bir yangına kurban gittikten sonra restore edildi.


İstanbul ili Beykoz ilçesi, Anadoluhisarı Körfez Caddesi üzerinde bulunan bu yalıyı XIX. yüzyıl sonlarında bir Fransız markisi yaptırmıştır. Bu marki İslamiyet’i kabul etmiş ve Ahmet Necip ismini almıştır. Bu nedenle de Marki Necip Bey Yalısı olarak tanınmıştır. Yalının mimarının bir İtalyan olduğu bilinmektedir.



Marki Necip Bey kimdir?



Kanlıca ile Anadolu Hisarı arasında bulunan Marki Ahmet Necip Bey Yalısı’nın 19’uncu yüzyıl sonunda, İtalyan bir mimar tarafından yapıldığı söylenmektedir


Yalıyı yaptıran Fransız asilzadesi Marki, aşık olduğu Melike Aliye Hanım ile evlenebilmek için Müslüman olmuş ve Ahmet Necip ismini almıştır


Böylece yalının adı da Marki Ahmet Necip Bey yalısı olarak kalmıştır. 



Yalının şimdiki sahibi kimdir?



Yalının 1978’den bu yana sahibi iş adamı Erdoğan Demirören’dir. 2 bin 400 metrekare arsası ve 700 metrekare oturumlu binası olan yalı, 1983’te çıkan yangında ağır hasar görmüş ve restore edilmiştir.



Marki Necib Bey Yalısı’nın mimarisi nasıldır?



Yalı dört katlı ve bir de çatı katından meydana gelmiştir. Deniz seviyesi ile üzerindeki yol arasında kot farkı olduğundan cadde yönündeki bir kapıdan yalının dördüncü katına girilmektedir. Bu katta önce bir giriş holü, sonra da tonozlu küçük bir mekân vardır. Burada alt katlara inen merpenler bulunmaktadır. Dördüncü katta denize cephesi olan geniş bir salon vardır. Salonun önüne de oldukça geniş bir teras yerleştirilmiştir. Yalının diğer katlarının planları birbirinin eşidir. Birinci ve ikinci katlarda denize cephesi olan birer büyük salona yer verilmiştir. Yalnız üçüncü kat ile ikinci katın salonuna balkon şeklinde bir bölüm eklenmiştir. İkinci ve üçüncü katlarda bahçeye ve caddeye yönelik odalar sıralanmıştır. Zemin katta ise deniz seviyesi boydan boya balkonludur. Bu balkona kemerli beş pencere açılmaktadır. Ayrıca yapının Anadoluhisarı yönündeki yan cephesine de küçük bir balkon yerleştirilmiştir. İlk yapılışında kayıkhane olan bölüm de bir vitray ile kapatılmış, önü rıhtım olarak düzenlenmiştir.

Zemin kattan bahçeye geçilir. Bu geçişin bulunduğu bölüm yapı boyunca aynı yükseklikte bir çıkma şeklindedir. Yalının bahçeye bakan cephesindeki zemin kat iki tarafı renkli taşlarla süslü, ince sütunlu ve dilimli kemerlidir. Yalının içerisinde tavanlar ve salonlar bitkisel ve geometrik motifli kabartmalarla bezenmiştir. 


Erdoğan Demirören ailesi 1977 yılından beri bu yalıda yaşamaktadır. Yalı 1983 yılında yanmış ve yeni baştan restore edilmiştir.



Marki Necib Bey Yalısı neden kimseye yâr olmuyor?



Marki Necib Bey Yalısı ; İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında Beykoz Kanlıca ile Anadoluhisarı arasında Körfez caddesinde 1920 tarihlerinde Marki Necib tarafından inşa ettirilmiştir.Yalının yapıldığı dönemde Vahdettin sonrası Halife Abdülmecit dönemidir. Osmanlı’nın son döneminde İstanbul’da yaşayan Marki Necib aslında bir Fransız Markisidir. Marki Necib İstanbul’da tanıştığı Melike Aliye Hanım'la evlenebilmek için İslâmlığı kabul ederek, Ahmet Necip ismini almıştır. Yalının arkasındaki yamaçta bir köşk yaptırıyor. Kuzey yönündeki yalının rutubeti dikkate alınarak, bu sakıncayı göstermeyecek biçimde yaptırılan küçük köşk bu gün bulunmamaktadır. Melike Aliye Hanım'ın birinci eşi Necip Bey, ikinci eşi Av.Sabri Barlas'tır. 1966'da Melike Aliye Hanım ve sonra Sabri Barlas ölmüştür. Yalı kaloriferli idi, sonra bu kaloriferler sökülüp satılmıştır. Yalı mimar Kâmile Karaali ve erkek kardeşine intikal edince, izaleyi şuyu davası açılıyor. 1973 yılında -maliyenin koyduğu vergi değeri üzerinden- 2.5 milyon liraya, Kâmile Hanım satın alıyor. Yalının arsası 2,3 dönümdür. Sonra Salat Yağ Fabrikası sahibi Kemâl Özdoyuran'ın yalıyı satın almıştır. 1977'de Erdoğan Demirören yalıyı satın almış ve büyük bir onarımda bulunmuştur. Yalının mimari özelliği ,Neo-Mauresque tarzıyla Ahşap ve bağdadî usulle 19 yüzyıl sonunda bir italyan mimara yaptırılan yalı 2400 m2 arsa üzerine 700 m2 olarak inşa edilmiştir.Neo Mauresque tarzı eklektik Kuzey Afrika üslubuna benzetilerek yapılan bir İslâmi bir dekorasyon üslubudur. 7 Mart 1983 günü çıkan yangında, sadece deniz ve cadde yönündeki yarım duvarları kalmıştı. Yalının plan esasları olarak Büyük hacimli, üst üste tesadüfen konulmuş gibi, ayrı ayrı bloklar halinde; altında, görüntüsünü daha da ağırlaştıran büyük bir kayıkhane bulunur.Güney yanı kesilmiş gibi görünüyor. Yalının girişi, Boğaz yolunun bilgisizce yükseltilmesi sonucu kapılar düzensiz kalmıştır. Soldaki servis odaları Kâmile Hanım'ın babasının sonradan yaptırdığı ekler. Alt sofa o kadar yüksek ki, burası hangardan mı bozma diye akla geliyor. Artık deniz odalarındayız. Sofada ve yan odada art nouveau dekorasyon egemen olmuş. Tavanlarda (ithal) metal bloklar kullanılmış. Yan yana olan deniz odalarının önü boydan boya balkon, Boğaz'a hakim. Yalıda, mührü Süleyman denilen yıldız motifleri var. Kayıkhane, yahut o zamanki yat sığınağına, kuzey/güney ve batı cephelerinden girişler yapılmış. Zemin katı kesme taştan ve yalının 2/3'lük kısmını kaplıyor. Ancak kayıkhanenin tavanı yüksek tutularak, boşluğunun yaptığı havalandırma ile rutubetin en aza indirilmesi sağlanmış.


Büyük kayıkhanede o zamanlar küçük bir yat durur, jeneratörüyle yalıyı da aydınlatırmış. I. Dünya Harbi esnasında devlet yata ve jeneratöre el koymuş. Şimdi tabii elektrik tesisatı bulunuyor. Necip Bey tepedeki köşke bir köprü ile bağlantı sağlamış ve bir de tünel kazdırmaya başlamış. Fakat Necip Bey ölünce tünel yarıda kalmış; yol genişletilirken de bu köprü Belediyece yıktırılmıştır. Marki Necip Bey Yalısı'nın (1985-1990) restorasyonun da, altındaki geniş kayıkhanesi vitrayla kapatılmış ve önüne rıhtım yapılmıştır.



Marki Ahmet Necip Bey Yalısı hangi haberlere konu oldu?



Marki Ahmet Necip Bey Yalısı'nı alan battı! (Takvim Gazetesi, Ağustos 2012)


Erdoğan Demirören, 1978'de Marki Ahmet Necip Bey Yalısı'nı aldı... O tarihten sonra birçok hastalık geçiren Demirören, iflasın eşiğine geldi... Yalının eski sahibi Kemal Özdoyuran ise iflastan kaçamadı...


Kanlıca ile Anadolu Hisarı arasında bulunan Marki Ahmet Necip Bey Yalısı'nın 19'uncu yüzyıl sonunda, İtalyan bir mimar tarafından yapıldı. Yalıyı yaptıran Fransız asilzadesi Marki, aşık olduğu Melike Aliye Hanım ile evlenebilmek için Müslüman oldu ve Ahmet Necip ismini aldı. Böylece yalının adı da Marki Ahmet Necip Bey Yalısı olarak kayıtlara geçti. 2.4 dönüm arsası ve 700 metrekare oturumlu binası olan yalı, Ahmet Necip ve ailesine hiç uğurlu gelmedi. Birçok üzücü olay sonrasında Ahmet Necip bey kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Yalı birçok kez yandı. Bema Makarna Fabrikası sahibi Kemâl Özdoyuran, yalıyı aldıktan bir süre sonra iflas etti. 1978 yılında yalıyı satın alan Erdoğan Demirören, 5 yıl boyunca inanılmaz zorluklar yaşadı. Birçok kez ağır hastalıklar geçiren Erdoğan Demirören, iflas etme noktasına kadar geldi. Yalının 'Uğursuz' olduğu iddialarına daima karşı çıkan Demirören, 1983'te çıkan yangında kül olan yalısı için gözyaşı döktü. Yurt dışından gelen bir ekip tarafından restore edilen yalı, daha sonra Demirören ailesine uğurlu geldi.


YALI ALMAYIN BATARSINIZ


Erol Simavi, yalı alanları birçok kez uyardığı ortaya çıktı... Simavi, Tahsin Bey Yalısı'nı alan Erol Aksoy'a, "Bu yalıyı alacaksın ama dikkat et. Bu yalının sahiplerinden Selahattin Adil, Tahsin Uzel ve sonrakilerin başına gelmedik kalmadı. Tahsin'in evi dağıldı, işleri battı. Kemal Ilıcak'ın her işi ters gitti. Sen genç ve başarılı birisin. Üstelik gittikçe büyüyorsun. Bu yalıda oturmaya niyetleniyorsan senin de filmini görür gibiyim. Bu yalıyı yatırım amacıyla alıyorsan ne ala, içinde katiyen oturma. Serkidoryan ya da sipahi ocağı gibi bir yere kiraya ver. Yalılarda oturan birçok kişinin hayatı umduğu gibi gitmedi" dedi.


4 KATTA FARKLI 4 SALON VAR


Erdoğan Demirören ve eşi Tülin Demirören'in oturduğu Marki Ahmet Necip Bey Yalısı, 4 katlı olarak inşaa edildi. Deniz seviyesi ile üzerindeki yol arasında kot farkı olduğundan cadde yönündeki bir kapıdan yalının dördüncü katına çıkılmakta. Bu katta önce bir giriş holü, sonra da tonozlu küçük bir mekân var. Dördüncü katta denize cephesi olan geniş bir salon vardır. Salonun önüne de oldukça geniş bir teras dikkat çekmekte. 4 katta farklı dizayn edilmiş 4 salonu bulunan yalının en önemli özelliklerinden biri, tarihe uygun iç mimarisi. Demirören ailesi, birçok kez yalının kendileri için çok özel olduğunu söyledi.