Tebernüş Kireççi'ye SORU SOR

Mor Evgin Manastırı

1970 yılından itibaren kapalı olan Mor Evgin Mastırı 2013 yılında kapılarını açtı. Mimari özellikleri ile Sümela Manastırı’na benzeyen manastırın açılış törenine Mardin Kaymakamı, Girmeli Belediye Başkanı katıldı.


Eğlencede büyük indirim! Oyunlar 1 TL! Esenyurt TİKİ Eğlence Dünyası!


Mor Evgin Manastırı


Mor Evgin Manastırı nerede?


Mor Evgin Manastırı;  Mardin Nusaybin’de Bagok Dağı yamacında yer almaktadır. Milattan sonra 363 yılından önce kurulduğu tahmin edilmektedir. Görünümü itibariyle Sümela Manastırı’na benzemektedir. 


Mısır'dan gelen Mor Evgin ve 70 müjdecisi tarafından milattan sonra 363 yılından önce yapıldığı tahmin edilmektedir. Manastırdan çıkan rahiplerin 3'er 5'er gruplar halinde Hindistan'a kadar gittikleri bilinmektedir. Mor Evgin'in öğrencilerinden Mor Yuhanun, Dakfone Zaz (İzbırak) köyü gölünde tam olarak 3 bin 333 kişiyi vaftiz ettiği rivayet edilmektedir.


Manastırın çevresinde bazı mabet ve yapı kalıntıları bulunmaktadır. Manastırın kurulduğu dönem kesinlik kazanamamakla birlikte, halk arasında bu manastır “Deyr-Marog” ismiyle de tanınmaktadır.


Mor Evgin Manastırı


Mor Evgin Manastırı’nın özellikleri nedir?



Manastırın bazı yapıları kayalara oyulmuştur. Yapının bazı yerlerinde Korint sütün ve başlıklarına rastlanılmıştır. Yapının kuzeyinde tavanı yüksekçe olan ana kilise, doğusunda ise yapının altına basamakla inilen anıtsal mezar güneyinde ise tuğla örme kubbesiyle şapelli yer alır. Mor Evgin'in kuzeyindeki ana kilisesinde apsisi doğusunda yer alır. Manastır Mezopotamya'ya bakan İzlo Dağları üzerinde 4. yüzyıl başlarında kurulmuştur. Manastırın inşasından sonra bölgeye diğer manastırların da kurulmasına öncülük etmiştir. 1839'a kadar Nasturiler'in kullanıldığı Manastır, 1842'den sonra Süryanilerin eline geçmiştir ve en son Süryani Ortodoks rahip 1974'te kadar da bu manastırda kalmıştır. Sakin ve huzurlu bir ortam arayan rahipler, çok geniş bir alana yaydıkları manastırı yüksek duvarlar ve batısında bir yapıyla kurmuşlardır. Ulaşım olarak önündeki geniş arabalarıyla yaklaşık bir saatlik bir yolculuktan sonra ovadan yaklaşık 500 metre yukarıya patikadan yürünerek ulaşılır. 363 yılında Persler Nusaybin'i Romalılardan aldıkları zaman iki ülkenin sınırı İzlo Dağları'nın zirvesi olmuştu. Manastır Pers İmparatorluğu tarafında kalınca burada yaşayan rahipler diğer kiliselere gitmek zorunda kalmışlardır. Etrafı revaklı iç avlu kuzeyinde uzun nefiyle, Turabdin'deki manastır ve kiliselerine özgü yapı tarzından ayrılan yüksek tonozlu kiliseye geçilir. Kubbesi tuğla örülü ve dört köşede mukarnaslıdır. İç avlunun doğusunda Mor Evgin'in 70 öğrencisinden bir kısmının mezarları vardır. Buranın kuzeyinde ise manastır kurucucusunun ve akrabalarının yattığı hücre bulunmaktadır. Mor Evgin Manastırı çevrenin en eski yapıtlarındandır. Mor Evgin'in Hıristiyan azizlerinden İncil müjdecilerinden olduğu belgelerde yazılıdır. Aynı zamanda manastır halk arasında "Deyr-Marog" adıyla da anılır. 



Mor Evgin Manastırı


Mor Evgin Manastırı’na ne olacak?


1970'den itibaren kapalı olan Nusaybin'deki Mor Evgin Manastırı'na başrahip atanmasıyla manastır yeniden yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine 2013 yılında açıldı.  2006-2007 yıllarında Mardin Kaymakamlığı tarafından yolları yapıldı. Manastırdaki sorunlardan biri de içme suyu sıkıntısıyken, bunun içinde sondaj çalışmalarının yapılacağı açıklandı.


2011 yılına kadar boş kalan Mor Evgin Manastırı’na 2011’de alınan resmi izinlerden sonra çıkılabildi. 2 rahip ve 3 öğrenci olmak üzere toplamda 5 kişi manastıra yerleştirildi. 2013 yılında ise Mor Evgin Manastırı resmi olarak açıldı.


Mor Evgin Manastırı’nın açılış törenine; Nusaybin Kaymakamı Yüksel Gemici, Girmeli Belediye Başkanı Yusuf Turgay, Almanya'dan gelen Süryani papaz İbrahim Gök ile Mardin Kırklar Kilisesi papazı Gabriel Akyüz ile Almanya ve İsveç'ten gelen çok sayıda Süryani katıldı.



Mor Evgin Manastırı


Mor Evgin Manastırı’nın arazilerine ne oldu?


Mor Evgin Manastırı'nın 2 bin dönümlük arazisi 1980'li yıllarda tapu kadastro çalışmaları yapıldığı sırada 400'ü aşkın köylünün üzerine kaydedildi. Süryaniler, 2012 yılında söz konusu toprakların iadesi için Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. 


Konu ile ilgili Mor Evgin Manastırı’nın avukatı Serhat Karaşin şu açıklamalarda bulundu:

Manastır'ın ciddi bir miktarda toprağına köylüler tarafından el konulmuş durumdadır. Hukuksal sürecimiz başlamış olmakla beraber kurum ve kuruluşlar nezdinde çeşitli başvurularımız devam ediyor. Ancak şu aşamaya kadar bölge halkından gereken bir hassasiyeti görmüş değiliz. Ki köy halkı da bu arazinin Manastıra ait olduğunu bilmekte ve bunu kabul etmektedir. Arazinin miktarı geniş ve verimli olduğu için köy halkı da bunu teslim etmekten kaçmaktadır. Ancak burada kişisel çıkarları bir kenara bırakıp, bu manastırın binlerce yıllık tarihini, özellikle Kürt coğrafyamızda geçmişte Süryanilere yapılan haksızlıklar göz önüne alınarak, kendi rızalarıyla bir adım atmaları gerekir. Biliyorsunuz bugünlerde toplumsal bir barıştan bahsediliyor. Geçmişte yaşananlardan dolayı halen yüreklerinde acılar taşıyan Süryaniler açıdan böylesi bir sürecin başlayacağını umuyoruz.


Ailelerin kendi rızalarıyla manastıra ait toprakları teslim etmeleri önemlidir. Biz bu davranışı ahlaki olarak da doğru buluyoruz. Elbette bir hukuk süreci işliyor. Biz bu sürecin olumlu sonuçlanacağından umutluyuz. Elimizdeki deliller bu hususta tartışma götürmez delilerdir. Çünkü daha 80'li yıllarda bu arazilerin manastıra ait olduğuna dair kurumların onayı olan belgeler var. Şimdi bütün bunları hem bölge halkı hem yerel mülki amirler hem de yöneticiler biliyor. Bütün bunları ortaya koyduğumuzda bu hususu yargıya havale etmek, doğru bir tavır değildir. Dileğimiz odur ki, yöre halkıyla Manastır arasında bir an önce bir diyalog süreci başlasın. Biz konuda çeşitli girişimler başlattık; ancak bir sonuç alamadık. Çok olumlu bir karşılık bulamadık. Umuyorum bu yönlü bir adım atılır, sorun çözüme katkı sunar.


Baş Rahip Yuyakim Unfal, Mor Evgin Manastırı için neler söyledi?


Mor Evgin Manastırı’nın açılış töreninde Baş Rahip Yuyakim Unfal şu açıklamalarda bulundu:

Rahiplik yaşamı burada başlamış ve burada binlerce rahip yetişmiştir. Cemaatimiz Kudüs'e gitmeden önce buradan bereket alıp, yollarına devam ediyorlardı. 1970 yılında son rahip Raban Lahdo Örz'ün vefatından sonra manastır 2011 yılına kadar boş kaldı. İlk defa 2011'de alınan resmi izinlerden sonra manastıra çıktık. Şu anda 2 rahip ve 3 öğrenci olmak üzere toplamda 5 kişi manastıra yerleşti. Yerli ve yabancı turistler manastırımıza geliyor. Manastırın kapısı açıldığı için çok neşeliyiz ve Allah'a şükür ediyoruz. Cemaatimizden bile çok kişi manastırı görmemiştir. Manastır hakkında tanıtıcı broşürler hazırlıyoruz.