Tebernüş Kireççi'ye SORU SOR

Peyzaj mimarlığı

Peyzaj mimarlığı, dekoratif sanatların bir koludur; mimarlık, resim heykel ve bahçe düzenleme ile yakından ilişkilidir. Peyzaj mimarları, belediyelerde ve toplu konut yapan inşaat şirketlerinde görev alabilirler.


Eğlencede büyük indirim! Oyunlar 1 TL! Esenyurt TİKİ Eğlence Dünyası!


Peyzaj mimarlığı


Peyzaj Mimarlığı nedir?



İnsanın doğal çevresinin bilinçli bir biçimde, insanlar için yararlı ve estetik özellikleri olan bir çevre halinde düzenlenmesi konusunda çalışacak insan gücünü yetiştirmek ve bu alanda araştırmalar yapmaktadır. Peyzaj mimarlığı alanında yetişen ziraat mühendisi doğal çevreyi bozmadan, insan ihtiyaçlarının en iyi şekilde karşılanması için planlar yapar, bir kentte parkların, bahçelerin tarım alanlarının, yol ve binaların nerelere yerleştirileceği konusunda incelemeler yapar. Peyzaj mimarları genellikle belediyelerde ve toplu konut yapan inşaat şirketlerinde görev alabilirler.


Peyzaj mimarının işi Peyzaj Mimarlığı’na ilişkin konularda; planlama,yapısal ve bitkisel tasarım, proje uygulama / yapım, bakım, yönetim, fizibilite, denetim, danışmanlık ve bilirkişilik hizmetleri vermektir.



Peyzaj nedir? Kime peyzaj mimarı nedir?



Peyzajı oluşturan doğal ve kültürel bileşenlerin ve çevrelerin koruma – kullanım dengesi gözetilerek; ekolojik, ekonomik, estetik ve işlevsel ölçütlere uygun (olarak) planlaması, tasarımı, onarımı, korunması ve yönetim konularında bilim ve sanat temelinde proje üreten kişidir.


Dış mekan düzenlemesi geniş ve kapsamlı anlamda peyzaj bölümünü oluşturur. Peyzaj işini meslek edinenlere "peyzajist", "peyzajcı; Peyzaj işinin tasarımını, projelendirmesini yapan akademik eğitim almış kişilere de "peyzaj mimarı" denilmektedir.



Bahçe, orman ve ağaçla uğraşan herkese peyzaj mimar denir mi?



Bir peyzaj mimarının böyle bir proje yapabilmesi için, mimari bilgisinin dışında toprak, ekoloji, botanik, sistematik, tanı, sulama, hidroloji, dendroloji (Ağaç Bilgisi) gibi bilgilerle de donatılmış olması gereklidir. Bu bakımdan herhangi bir mimar peyzajcı olamayacağı gibi, her hangi bir orman mühendisi, ziraat mühendisi ya da botanikçi de peyzajcı olamaz Bunu özellikle vurgulamamızın nedeni, bugün pek çok kişinin peyzaj mimarı olarak ortaya çıkmasından duyulan rahatsızlıktır.


Üniversitelerimizde artık ülke ihtiyaçlarına yetecek kadar Peyzaj Mimarı yetiştirilmektedir, ister bahçe düzenleme olsun, ister çevre düzenleme olsun bunları mutlaka uzmanına yaptırmalıyız. Düşünün ki bugün yapılan ve uygulamaya başlanan projede 5-10-20 sene sonrasının durumları dikkate alınmaktadır. Konudan habersiz bazı ihtiyaç sahipleri, bahçesinin yıllar sonra kavuşacağı şekli, kompozisyonu hemen istemektedir. Bu mümkün değildir. Projede yer alan bir çam ağacı ancak 10-15 yıl sonra projede gösterilen bir mekanı kaplayabilecektir. Oysa bugün 4-5 yaşında ve boyu 1 m.den küçüktür. Onun yanında yer alan bir başka ağaç da belki 5 yıl sonra istenilen düzeye erişecektir.


Peyzaj Mimarı bunların ileriki yıllarda ne kadar boylanacağını, tepe tacı ile ne kadar mekan kaplayacağını, ne form alacağını; bu ağaç ve ağaççıkların, çalıların vs. birbiri ile nasıl uyum sağlayacağını bugünden görür ve projelendirir. 



Peyzaj Mimarlığı eğitiminin amacı nedir?



Peyzaj mimarlığı programının amacı, insanın doğal çevresinin bilinçli bir biçimde, insanlar için yararlı ve estetik özellikleri olan bir çevre halinde düzenlenmesi konusunda çalışacak insangücünü yetiştirmek ve bu alanda araştırmalar yapmaktır.



Peyzaj Mimarlığı  programında okutulan dersler hangileridir? 



Peyzaj mimarlığı programında fizik, kimya, zooloji, botanik, jeoloji, meteoroloji, peyzaj mimarisi teme ilkeleri, perspektif model çizme tekniği, süs bitkileri üretim tekniği, şehir ve bölge planlamanın temel ilkeleri, peyzaj ekolojisi, kırsal çevre sorunları, ağaçlandırma, bitki sosyolojisi gibi dersler okutulmaktadır.



Peyzaj Mimarı adayında olması gereken nitelikler nelerdir?



Peyzaj mimarlığı alanında çalışmak isteyen bir kimsenin normalin üzerinde bir genel akademik yetenek dışında şekil-uzay yeteneğine ve estetik görüşe sahip, biyolojiye ilgili ve tabiatı seven bir kimse olması gerekir.


Peyzaj Mimarı olmak isteyenlerin;


- Doğal ve kültürel çevreyi tanıma ve algılama yeteneğine,


- Tasarım – planlama mantığı ve ilkelerini tanımlayabilme yeteneği ve becerisine,


- Estetik görüşe,


- Yaratıcı ve üç boyutlu düşünme yeteneğine


- Kültürel altyapıya,


- Doğadaki zor koşullarda çalışabilme azmi ve isteğine sahip olan idealist kimseler olması gerekir.



Peyzaj mimarlarının çalışma alanları nelerdir?



Peyzaj mimarlığı genellikle belediyelerde ve toplu konut yapan inşaat şirketlerinde görev alabilirler.



Peyzaj Mimarlığı mezunlarının kazandıkları ünvan ve yaptıkları işler nelerdir? 



Peyzaj mimarlığı programını bitirenlere “Ziraat Mühendisi” ünvanı verilir ve diplomada bölümün adı belirtilir. Peyzaj mimarlığı alanında yetişen ziraat mühendisi doğal çevreyi bozmadan, insan ihtiyaçlarının en iyi şekilde karşılanması için planlar yapar, bir kentte parkların, bahçelerin, tarım alanlarının, yol ve binaların nerelere yerleştirilmesi gerektiği konusunda incelemelerde bulunur.


Peyzaj planlama alanında:


- Ülkesel ve yerel ölçeklerdeki fiziksel planlama çalışmalarında yer alarak, kültürel ve ve doğal değerlerin korunması ve sürdürülmesi temelinde alan kullanım projeleri üretir.


- Korunacak alanların belirlenmesi çalışmalarını yürütür, koruma alanı statüsündeki yerlerin (milli parklar, tarihi ve arkeolojik alanlar vb.) Gelişme ve Yönetim Planlarını yapar.


- Sulak alanlar, akarsu koridorları, maden ocakları, katı atık depolama alanları, ormanlar gibi insanlar tarafından tahrip edilmiş veya edilmekte olan alanların sürdürülebilirliği ve onarımı için planlama yapar.


- Doğal kaynakların sürdürülebilirliğini ve verimli kullanımını sağlamak amacıyla bu kaynaklara yönelik envanter oluşturma, haritalama, analiz ve planlama koruma çalışmaları yapar,


- Turizm alanların fiziksel planlamalarında doğal ve kültürel değerlerin korunması için ekolojik öncelikli planlarını hazırlar.


- Kentsel açık ve yeşil alan sistem(ler)i oluşturulmasını sağlar.


Peyzaj tasarımı alanında:


- Kentsel yerleşimlerin bir bölümünü ya da bütününü kapsayan kentsel tasarım ve kent yenileme çalışmalarını yürütür.


- Topluma açık yeşil alanların (parklar, meydanlar, dinlenme alanları, yaya yolu ve bölgesi, kıyı bantları, botanik bahçeleri, hayvanat bahçeleri, çocuk bahçeleri, oyun alanları spor alanları, otopark vb.) yapısal ve bitkisel tasarımını yapar, uygulama ve bakımını yürütür.


- Toplu konut alanları ve toplu kullanım ortamlarında (üniversite kampusları, alışveriş merkezleri, toplu işyerleri vb.) bitkisel ve yapısal tasarım, uygulama ve bakım çalışmalarını yapar.


- Turizm ve dinlenme tesisleri, eğlence tesisleri (lunapark, aquapark vb.) ve su kıyısı rekreasyon tesislerinin yapısaş ve bitkisel tasarımını yapar, uygular ve bakımını yürütür.


- Tarımsal amaçlı çiftlik ve hobi bahçeleri tasarlar, uygular ve bakımını yürütür.


Çevre koruma ve peyzaj onarımı alanında :


- Çevre kirlenmesi, arazi bozunumu gibi çevre sorunlarının giderilmesi, bozulan yerlerin onarımı ve çevre kalitesinin yükseltilmesi için karayolları, maden ocakları, hareketli kumul alanları, havzalar, deniz kıyı kirliliği, dere kenarları, bataklıklar, katı atık depo alanları, tahrip olmuş tarım alanları, tahrip olmuş orman alanları gibi ortamlarda gerekli planlama, yapısal ve bitkisel tasarım, mühendislik, uygulama ve danışmanlık hizmetlerini yürütür.


- Peyzaj mühendisliği hizmetlerini ilgilendiren sulama, aydınlatma, drenaj, atık bertaraf etme, arazi biçimlendirme (grading) gibi çalışmalarını yürütür.


- “Çevresel Etki Değerlendirmesi” çalışmalarında yer alarak raporlarını hazırlar.

Peyzaj yönetimi alanında:


- Kentsel veya kırsal peyzaj yönetimi konularında fikir üretimi, projelendirme, uygulama, izleme, denetleme ve danışmanlık hizmetlerini yürütür.


- Kırsal yerleşim kalkınma programlarında yer alır ve köy yenileme çalışmaları yapar.


- Bölge, yöre ve havza yönetimi çalışmalarında yer alır.



Peyzaj mimarlarının kullandığı alet ve malzemeler nelerdir? 



Peyzaj Mimarları aşağıdaki alet ve ekipmanlardan yararlanır;


- Uydu verileri, hava fotoğrafları, harita, planlar


- Bilgisayar donanım ve programları (GİS, Uzaktan algılama, bilgisayar destekli tasarım ve boyutlarında vb)


- Çizim araç – gereçleri, maket ve boyama malzemeleri


- Arazi ölçüm aletleri (GPS, teodolit, altimetre vb.)


- Toprak işleme şekillendirme çalışmalarında kullanılan alet – ekipman


- Görüntü sistemleri (video kamera, fotoğraf makinesi)



Peyzaj mimarlığı hangi konularda haber oldu?



"Ağaç Dikmeyi Peyzaj Sanan Bir Milletiz" (Yeni Şafak, Haziran 2013)


"Selimiye Camii'nin görüntüsünü bozuyor" diyerek çevresindeki ağaçları kestirten Edirne Valisi Hasan Duruer, "Ağaç dikmeyi peyzaj zanneden bir milletiz. Ağaçlara kutsallık atfediliyor. Edirne'nin inekleri ağaçlardır diyordum. Vatandaş her yere dikmiş. Dikilmesi elbette güzel ama ağaç çevreye ve doğaya dikilir" dedi.


Ağaç konusunda Edirne'de yaptığı çevre düzenlemesiyle tepki çeken Vali Hasan Duruer, şehir kültürünü ve ağaçları anlattı.


"Ağaç dikmeyi peyzaj zanneden bir milletiz"


"Şehirlerde maalesef yanlış imar planları yapıldı. Yanlış düzenleme ile birlikte şehirdeki yeşil alanlar büyük ölçüde kayboldu. Yeşil alanlar sadece camilerin bahçelerinde kaldı. Dolayısıyla vatandaşın ağaç konusunda hassasiyeti var. Olması da gerekir. Fakat sorun şu biz ağaç dikmeyi peyzaj zanneden bir milletiz. Ağacı sadece yeşil olarak düşünüyoruz. Ama o ağacın cinsini bilmiyoruz. Nereye ağaç dikileceğini bilmiyoruz. Hangi ağaç nerde olur ve yetişir bilmiyoruz".


"Mimar Sinan neden çınar siparişi vermedi?"


"Eğer siz güzel bir eser yapıyorsanız bunun başkası tarafından görülmesini istersiniz. Selimiye gibi bir şaheser ortaya koyuyorsunuz. Fakat sonra ağaçlarla örtüyorsunuz. Mimar Sinan neden çınar siparişi veya ıhlamur siparişi vermemiş? Bunu çok iyi düşünmemiz lazım. Ben Selimiye bahçesindeki ağaçların yaşını tespit ettim. En yaşlı ağaç 138 yaşında. Selimiye'nin 450 yıl önce yapıldığını düşünecek olursak 1000 yaşında denilen çınarlar tam bir şehir efsanesinden ibaret."


"Ağaçlara kutsallık atfediliyor"


"Belli bir estetik anlayışı maalesef yok. Dolayısıyla ağaç dikmeyi peyzaj zanneden bir milletiz. Ağaçlara kutsallık atfediliyor. Edirne'nin inekleri ağaçlardır diyordum. Vatandaş her yere dikmiş. Dikilmesi elbette güzel ama ağaç çevreye ve doğaya dikilir. Tarihi eseri kapatacak şekilde dikilmez. Oraya dikilecek ağaçlar da bellidir. Türk milleti ağaç dikmeyi de cinsini de bilmiyor. Oysa ki sediri, ladini, köknarı farklıdır. Ama baktığınızda hepsi çam diye geçer. Bu nedir diye soruyorsunuz 'Çam ağacı' diyor."


"Türkiye'de herkes istediği yere ağaç dikebiliyor"


"Yıllardan beri orman teşkilatı fidancılık konusunda çalışma yapıyor. Fakat maalesef bu kadar çalışma yapılmasına rağmen yeterli bir konuma gelmiş durumda değiliz. Bir takım stratejik hatalar var. Bir defa çok seri üretim yapıyorlar, hangi bitki üretecekleri konusunda ciddi bilgi eksiklikleri var. Bugün Avrupa'daki fidanlıkları gezdiğinizde hepsinin çok düzenli ve tertipli olduğunu görüyorsunuz. Sadece temizlik değil, hangi ağacın yetiştirildiğini biliyorlar. Ağaçların da cinsine göre değişen belli boylar vardır. Kimisi boy kimi ise çap olarak geçer. Fakat biz bunu dahi bilmiyoruz. Bilmediğimiz için de hepsini yeşil olarak değerlendiriyoruz. Türkiye'de herkes istediği yere ağaç dikebiliyor. Siz Selimiye'nin ortasına ağaç dikseniz kimse karışmaz."


"Tarihe zarar veriyorsa ağaç kesilebilir"


"Ağacın kutsallığı yoktur. Sökülebilir ve yeniden yenisi dikilebilir. Bir tanesini söker yüz tanesini dikersiniz. Tarihi esere zarar veriyorsa rahatlıkla kesebilirsiniz. Mimar Sinan Selimiye'yi yaptığında yer altında dehlizler yapmış. Ağacın kökleri bu dehlizleri örtüyor. Bu defa bina hava alamıyor. Sudan kurtaramadığınızda esere zarar verir. Çok rahatlıkla sökebilirsiniz. Yenisini yaparsınız. Ağaç sadece ıhlamur değildir. Yüzlerce binlerce çeşit ağaç var. Gezi parkında durum farklı, orada bir takım duyarlılıklar var. O duyarlılıktan kaynaklanan toplumsal tepki var. Birkaç gün yapılan tepkiyi haklı buluyorum fakat şuan geldiği noktada tepkinin aşırı olduğunu düşünüyorum".


"Edirne'de bine yakın ağacı söktük ya da kestik"


"Edirne'de belki bine yakın ağaç söktük veya kestik. Fakat yüz binden fazla ağaç diktik. Nereye diktik? Orman sanayi bölgesine 16 bin, askeri alana dokuz bin tane ağaç diktirdim. Bunlar daha çok Toros sedirleri ve mavi ladindir. Kapıkule'den otoban çıkışına kadar on binlerce ağaç diktik."


"Büyükşehirler ciddi miktarda yurtdışından ağaç getirtiyor"


"Büyükşehir belediyeleri ciddi miktarda ağaç getirtiyorlar. Diğer belediyeler ise ağaç alıyorlar. Temin edilen yerler: Sakarya, İzmir ödemiş, Yalova… Fakat büyükşehirler ciddi miktarda yurtdışından ağaç getirtiyorlar. İyi bir planlama olsaydı bundan 15 yıl önce planlayabilseydik şuanda bu kadar ithalat yapmamıza gerek yoktu. Büyük miktarda ağaç yetiştirmek konusunda ciddi sıkıntılarımız var. Devletin bu konuda teşvik etmesi lazım. Hayvancılıkta olduğu gibi. Türkiye'de bu firmalar teşvik edilirse yurt dışına ithalat azalır. İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyesi sözleşmeli tarım yapsaydı, İstanbul olimpiyatları için ağaç siparişi verseydi bu kadar ithalat yapmazdık. Ama biz maalesef büyük miktarda dış ülkeleri besliyoruz. Ciddi paralar ödüyoruz. İyi bir planlama ile ithalat azaldığı gibi ihracat yapma şansına da sahibiz."


"Proje ve sermaye eksikliği var"


"Türkiye'nin iklimi buna müsait. Ama bilgi birikimi eksikliğimiz var. Proje ve sermaye eksikliği var. Türkiye'de büyük miktarda ihracat yapabilir. Para ödemek yerine para kazanabiliriz. Türkiye çok ağaçlıklı bir bölge değil.Avrupa ülkelerini hesaba kattığınız zaman ağaç varlığının çok daha fazla olduğunu görüyorsunuz. İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu tamamen kuraktır".


"Çok büyük ağaç alma merakımız var"


"İstanbul Büyükşehir belediyesinin ağaçlandırması tenkit edilecek çok şey olmasına rağmen iyi durumda. İzmit belediyesi daha çok yerli firmalardan ağaç temin ediyor. Urfa Belediyesi'nin ağaçlandırması gayet iyi. Fiyatlar çevresine ve çapına göre değişir. Çok büyük ağaç alma merakımız var. O yüzden çok büyük paralar ödüyoruz. Sabretmemiz lazım. Çap ve çevre itibariyle 10-16 ağaç yerine 25-30 otuz alıyoruz. Fiyat iki ve üç misli artıyor."


"Palmiyenin Sultanahmet Meydanı'nda işi ne?"


"Zevke göre dikiliyor çoğunlukla. Sultanahmet Meydanı'na palmiye ağaçlarının dikildiğini gördüm. Bir Akdeniz bitkisidir palmiye ve Sultanahmet Meydanı'nda işi yoktur. Aynı şeyi Selimiye Kışlası'nın bahçesinde de gördüm. Birinci ordu komutanına söylediğinizde bana kimse şu ana kadar böyle bir şey söylemedi dedi. Türkiye'de bir estetik zevk yok. İstanbul'a ait ağaçlar vardır. Erguvan, ıhlamur, çınar, diş budak, atkestanesidir ama palmiye değildir."


"Profesyonel danışmanlarımız yok"


"En büyük sıkıntılardan bir tanesi profesyonel danışmanlarımızın olmaması. Peyzaj sorumlulularına değil sadece park bahçe müdürlüğüne bırakıyoruz. Doğasına bakıldığında hangi tür ağacın dikilmesi gerektiği görülür zaten."


Önerilen Bağlantılar : Anneler günü konut kampanyaları