Tebernüş Kireççi'ye SORU SOR

Tarihi yarımada

Bizans İmparatorluğu’nun kurulduğu, İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı’ya başkentlik etmiş bölgedir. Tarihi yarımada, İstanbul’un Fatih İlçesi sınırları içinde kalır.


Eğlencede büyük indirim! Oyunlar 1 TL! Esenyurt TİKİ Eğlence Dünyası!



Tarihi yarımada

Tarihi yarımadayı havadan izlemek için tıklayın!



Tarihi yarımada neresidir? 



Tarihî yarımada ya da Suriçi; Haliç, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi ile çevrili olan; İstanbul şehrinin ilk kurulduğu ve geliştiği bölgeye verilen addır. Tarihî yarımadada ilk yerleşim yeri İ.Ö. 685 yılında Megara'dan gelen Yunanlar tarafından Byzantion adıyla kurulmuştur. Tarih boyunca yarımadadaki şehir değişik adlarla anılmış; Türkler tarafından ele geçirildikten sonra ise Dersaadet ve İstanbul gibi adlarla anılmıştır.



Tarihi yarımadanın genel özellikleri nelerdir?



Bizans döneminden kalma şehir surları yarımadanın batı sınırını oluşturmaktadır. Osmanlı döneminden bu yana yarımada Suriçi olarak da adlandırılmaktadır. Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda İstanbul'un merkez ilçesi statüsünde bulunan bölgede 2009 yılına değin Fatih ve Eminönü olmak üzere iki ilçe bulunuyordu. Bu tarihte Eminönü Belediyesi fesholunarak Fatih ilçesine bağlandı.


Bölgenin tarihî yarımada olarak adlandırılmasının nedeni İstanbul'un en eski yerleşim yeri olmasının yanı sıra, içinde bulundurduğu sayısız tarihî eserdir. Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalma onlarca saray, cami, kilise, çeşme, dikiltaş ve konut tarihî yarımadanın simgeleridir.


15.910.168 m² yüzölçümü ile Tarihî Yarımada 12 Temmuz 1995 tarihli 6848 numaralı bir kararla I. derece arkeolojik, kentsel-arkeolojik, kentsel-tarihi sit alanı ilan edilmiştir.



Tarihi yarımadada gezilecek yerler nereler? 



Tarihi yarımada

Tarihi yarımadada gezilecek yerlerin haritası



Eminönü, Sirkeci ve çevresi: Mısır Çarşısı, Eminönü Meydanı, Topkapı Sarayı ve çevresi...

Topkapı Sarayı, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Aya İrini Kilisesi, Çinili Köşk, Sultan III. Ahmet Çeşmesi, Soğukçeşme Sokağı, Ayasofya, Sultanahmet Camii ve çevresi...


Sultanahmet Camii, Sultanahmet Meydanı, Ayasofya Müzesi, Yerebatan Sarnıcı, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Mozaik Müzesi


Divan Yolu'ndan Beyazıt: Divan Yolu, Çemberlitaş, Cağaloğlu.


Beyazıt, Kapalı Çarşı ve çevresi (Beyazıt, Laleli ve Aksaray): Kapalı Çarşı, Beyazıt Meydanı, Türk Hat Sanatları Müzesi, Beyazıt Kulesi, Beyazıt Camii, Sahaflar Carşısı, Fatih, Edirnekapı, Topkapı ve Yedikule... Süleymaniye Camii, Fatih Camii, Samatya, Kariye Müzesi, Şehzade Camii, Yedikule, Kalenderhane Camii, Tekfur Sarayı, Şehir Surları


Sarayburnu Sahil Yolu ve Yeşilköy arası: Cankurtaran, Kumkapı, Yeşilköy, Küçük Ayasofya, Surp Vorvots Vorodman Kilisesi, Samatya, Sokullu Mehmet Paşa Camii, Ermeni Patrikhanesi, Bakırköy.


Tarihi yarımada

Tarihi yarımadanın Bizans dönemi...

Tarihi Yarımada Fatih'in tarihçesi nedir?



Bizans surları, Haliç ve Marmara'nın çevrelediği bölge, Tarihi Yarımada Fatih'tir. Kuzeyinde Eyüp ilçesi, kuzeydoğusunda Haliç, güneyde Marmara Denizi, batıda Zeytinburnu ve kuzeybatıda Bayrampaşa ilçelerine komşu olan Fatih, üç yanı denizlerle çevrili bir yarımada görünümündedir. Binlerce yıllık tarihi içinde pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan bu coğrafya, bugün İstanbul'un en önemli tarihi, turistik ve ticari merkezidir. Bölgeye Suriçi 

İstanbul'da denilmektedir.


Asya ve Avrupa arasında bir geçiş yolu olan bölge, Paleolitik, Neolitik ve Tunç çağlarından itibaren çeşitli yerleşimlere ev sahipliği yapmıştır. Tarihi Yarımada’nın tarihi ile ilgili ilk buluntular Neolitik çağa ait buluntulardır ve Yenikapı’da, Marmaray kazıları esnasında ortaya çıkarılmıştır. MÖ 6500 yıllarına denk gelen Neolitik dönem, ilk defa insanoğlunun tarımsal üretime başladığı, bitki ve hayvanların evcilleştirildiği bir dönemdir. Bu dönemde yazı, takvim, matematik, yapı sanatı ve kent kurma bilincinin gelişmiştir.


Sarayburnu’nda da Sultanahmet Meydanı’nın altında yapılan kazılarda ise MÖ 5000-3000 yıllarına tarihlenen buluntular ortaya çıkarılmıştır. Bu bulgular ışığında bölgenin yaklaşık 8500 yıldır yerleşim yeri olduğu söylenebilir.

Tarihi Yarımada’daki ilk önemli uygarlık, Akdeniz’in doğusunda, Akdeniz ticaret ağının bir parçası olmak ve buğday ticaretinden yararlanmak isteyen Megaralılardır. Megaralılar, bir koloni kurmak amacıyla MÖ 660-670 yıllarında Sarayburnu bölgesine yerleşmiştir. Bu bölgede, Megaralılardan önce Traklar, Frigler ve Bitinyalıların yaşadığı da bilinmektedir. Megaralılar, Sparta geleneğine göre bu bölgede yaşayan halkı köleleştirerek, Bizanstion şehrini kurmuşlardır. Bu kent deniz ticaretinden beslenmektedir ve bu kentin limanı, Sarayburnu’ndan Haliç’e 

dönünce ilk koy, Prosphorion Limanı’dır.


Bizantion’dan yaklaşık 100 yıl kadar önce kurulan Roma ise fetihlerle büyümüş ve Akdeniz’deki en önemli güç haline gelmişti. Akdeniz üzerindeki canlı ticaret ağı, Roma İmparatorluğu’nun hem siyasi ve hem de ekonomik gücünün güvencesiydi. İmparatorluk yaşlandıkça, etkisi ve gücü azalmaya başladı. İmparatorluk, MS 395 yılında Doğu ve Batı Roma olarak ikiye ayrıldı. Kuzeyden gelen baskılara dayanamayan Batı Roma İmparatorluğu, MS 476 yılında tarih sahnesinden çekilirken, yerini ticari hayatın tüm canlılığı ile sürdüğü Doğu Roma İmparatorluğu’na, yani Bizans’a bıraktı.


Doğu Roma (Neo Roma), Batı Roma’nın yıkılmasından sonra bin yıl kadar daha tarih sahnesinde kaldı. Bunun en önemli nedenlerinden biri, Yeni Roma’nın siyasal bir başkent olmasının yanı sıra, büyük bir liman ve bir imalat merkezi olması ve kenti çevreleyen güçlü surlardı. Surlar, uzun dönem şehri işgallerden korumuştu. Ancak bölgedeki aktif ticaret hayatının Venedikliler ile Cenovalılar’ın elinde olması, Nea Roma’nın sonunu hazırladı. Kent, 1204 yılındaki Latin İstilası’na kadar, Avrupa uygarlığının başkenti olmasına rağmen, istila sonrası eski gücünü yitirdi ve 1453’te, Fatih Sultan Mehmed’in ordularına teslim oldu.



Tarihi yarımadaya Osmanlı dönemindeki ilgi nasıldı?



Osmanlı’nın yeni başkenti olan Suriçi Tarihi Yarımada, kısa zamanda, Latin İstilası’ndan önceki görkemli görünümüne kavuştu. Fatih Sultan Mehmed, fetihten hemen sonra, şehri imar faaliyetine girişti. İlk olarak fetih esnasında harap olan surlar tamir edildi. Bakımsız ve harap durumda olan Ayasofya, tamir ettirilerek camiye dönüştürdü. Fatih’te, Sultan’ın adını taşıyan Camii ve Külliye ile Topkapı Sarayı’nın inşası başladı. Fatih Külliyesi bünyesinde kurulan ve bugünkü İstanbul Üniversitesi’nin temellerini oluşturan Sahn-ı Seman Medreseleri de aynı dönemde hizmet vermeye başladı. Bu dönemde, Bizans’tan kalan su yolları tamir edildi ve Kapalıçarşı inşa edildi. Ayrıca, bu dönemde şehrin belediye teşkilatı oluşturuldu. Fatih Sultan Mehmet, Hızır Çelebi’yi Şehremini (belediye başkanı) olarak atadı.


Ayrıca fetihten sonra şehrin kalkındırılması için yeni iskân bölgeleri oluşturuldu. Anadolu ve Rumeli’den müslüman nüfus şehre göçe özendirildi. Çeşitli bölgelerden Hıristiyan ve Yahudil nüfus da şehre getirilerek belli yerlerde iskân edildiler. Tarihi Yarımada’nın merkezini oluşturduğu İstanbul, fetihten 50 yıl sonra Avrupa’nın en büyük şehri, bir ilim ve sanat merkezi haline geldi.


16. yüzyıla damgasını vuran ve “Küçük Kıyamet” olarak anılan 14 Eylül 1509 depremi şehre büyük zarar verdi. 45 gün süren deprem neticesinde binlerce bina harap oldu, yıkılmadık tek minare kalmadı. Şehrin merkezi olan Tarihi Yarımada’da da pek çok eser yıkıldı veya zarar gördü.


Sultan II. Bayezıd (1510) tarafından şehir, 80.000 kişinin istihdamıyla neredeyse yeniden kuruldu. Tarihi Yarımada da, bu ihyadan nasibini aldı ve o tarihten günümüze pek çok ölümsüz eser ulaştı.



Kanuni Sultan Süleyman’ın Tarihi Yarımada’ya ilgisi nasıldı?



Kanuni Sultan Süleyman’ın tahtta kaldığı 1520-1566 yılları arasındaki 46 yıllık dönem, devlet için olduğu gibi İmparatorluk Başkenti İstanbul için de bir yükseliş dönemi oldu. Bu dönem boyunca İstanbul’da birçoğu günümüze de ulaşmış çok sayıda paha biçilmez eser inşa edildi. Şehir yeni bentler, su kemerleri, suyolları ve çeşmelerle bol suya kavuştu. Medreseler, kervansaraylar, hamamlar, hasbahçeler ve köprülerle donatılan İstanbul, tam bir başkent görünümü kazandı. Yine bu dönemde Haliç Limanı Akdeniz’in en işlek limanlarından biri haline geldi.


Kanuni döneminde özellikle Mimar Sinan tarafından yapılan eserler, şehre yepyeni bir görünüm kazandırdı. Süleymaniye Camii ve Külliyesi, Şehzadebaşı Camii ve Külliyesi, Sultan Selim Camii ve Külliyesi, Mihrimah Sultan Cami, Hürrem Sultan adına yaptırılan Haseki Külliyesi ve Haseki Hamamı bu dönemde inşa edildi. Süleymaniye Medreseleri de İstanbul’a bir eğitim ve bilim merkezi olma özelliği kazandırdı.


Kanuni dönemi İstanbul’u bazı büyük felaketlere de şahit oldu. Veba salgınları bu dönemde İstanbul’u sık sık etkiledi. 1554’te çıkan yangın Ayasofya’dan Tahtakale’ye kadar olan kısmı büyük hasara uğrattı.


1554’teki şiddetli fırtınada ise denizin kabarması sonucu dereler taştı, birçok insan boğuldu. 1563’teki aşırı yağmur neticesi oluşan seller ise bundan da büyük zararlara yol açtı.



Tarihi yarımada, Lale Devri ve Tanzimat döneminde neler yaşadı?



Lale Devri’nde şehir, birçok yenilikler ve değişiklikler yaşadı. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa özellikle Paris ve Viyana’dan getirttirdiği projelerden esinlenerek İstanbul’un imarına el attı. İlk önce Haliç ıslah edildi ve Haliç kenarları gezinti yerleri haline getirildi. Suriçi ve Surdışı’ndaki semtlerde birçok köşk ve bahçe yapıldı. Daha önce yangınlarla harap olmuş semtler yeniden inşa edildi.


Tanzimat dönemi ise, 3 Kasım 1839’da Topkapı Sarayı’nın Gülhane Bahçesi’nden halka okunmasıyla başladı. Batılılaşma sürecinin hızlandığı bu dönemde İstanbul ve Tarihi Yarımada mimariden yaşama tarzına, eğitim kuruluşlarından sanayi kuruluşlarına kadar bir çok alanda yenilikler yaşadı. Şehir, bu dönemde Suriçi’nden Bakırköy’e, Galata’da ise Teşvikiye yönüne doğru yayılmaya başladı. Boğaziçi’nde Sarıyer’e ve Anadolu yakasında Bostancı ve Beykoz yönünde büyüdü.


Tanzimat döneminde klasik Osmanlı mimarisi terk edildi ve yeni yapılar barok, rokoko, neogotik ve ampir gibi Batılı tarzlarda inşa edildi. Hatta bu üslup değişmesi cami mimarisine kadar nüfuz etti.


Bu yıllar, altyapı ve kent hizmetlerinde de önemli gelişmelere sahne oldu. Haliç üzerine köprü yapılması, tünel (metro), Rumeli Demiryolu, kent içi deniz taşımacılığı yapan Şirket-i Hayriye’nin açılması, Şehremaneti (Belediye) örgütünün diğer belediye dairelerinin kurulması, ilk telgraf hattının çekilmesi, Zaptiye Nezareti’nin kurulması ve ona bağlı karakolların açılması, Vakıf Gureba Hastanesi’nin hizmete girmesi bu gelişmelerin sadece bazılarıdır.


Tanzimat döneminde İstanbul tarihinde yeni sayfa açıldı. (31 Ağustos 1876). Ancak kısa süre sonra başlayan Türk-Rus Savaşı (27 Nisan 1877) şehri paniğe boğdu. Bu savaşta Rumeli cephesine yakınlığı nedeniyle İstanbul savaşın birçok acısını yaşadı. Kentin içinden batıya asker sevki, öte yandan cepheden gelen hastalar ve yaralılarla savaştan kaçan Rumeli’li muhacirler kentte birçok sıkıntıya yol açtı. Bu muhacirler sefalet içinde cami ve medreselerde ve boş alanları saran tahta ve teneke barakalarda yaşamaya çalışıyorlardı.


Bu dönemde İstanbul Tarihi Yarımada, büyük bir deprem felaketi de yaşadı. Halk arasında “Üç yüz on Depremi” denen 1894 depreminde Suriçi, çok zarar gördü. Ama büyük süratle yapım onarım çalışmalarına girişildi.

İşgal ve Mütareke yıllarında Tarihi Yarımada pek aşina olmadığı büyük gösterilere şahit oldu. 19 Mayıs 1919’da Sultanahmet Meydanı’nda ilk kez kadın hatiplerin de konuşma yaptığı Fatih Mitingi yapıldı. Mitinge 50 binden fazla insan katıldı.


Cumhuriyet döneminde, bölgede özellikle Menderes’in imar hareketleri döneminde (1954-1960) yoğun göçle birlikte yapı ihtiyacı ortaya çıkınca, çok katlı beton yapılar da artmaya başladı. Şehrin merkezi olan Tarihi Yarımada’da geniş caddeler açıldı ve 1950’den sonra başlayan iç göç hareketi kentin sosyo-kültürel dokusunu da değiştirmeye başladı.



Tarihi yarımada Cumhuriyet döneminde neler yaşadı?



Tarihi Yarımada, Doğu Roma’dan Bizans’a, Osmanlı’dan günümüze kadar, önemini hep korudu. 13 Ekim 1923’te Ankara’nın Başkent olmasıyla ülkenin yönetim merkezi olması özelliğini yitirdi. 1. Dünya Savaşı’nın getirdiği olumsuzluklar ve başkentin Ankara’ya taşınması, İstanbul’un (Tarihi Yarımada) bir süreliğine fakir kalmasına neden oldu. Fakat daha sonra stratejik konumu ve doğal yapısından dolayı yeniden toparlanarak ticaretin, sanayinin ve turizmin merkezi oldu.


Bugün, İstanbul Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim merkezleri Tarihi Yarımada sınırları içinde yer almaktadır.


29 Mart 2009 tarihinde yürürlüğe giren 5757 sayılı kanunla Suriçi’nde yer alan Eminönü ve Fatih ilçeleri birleştirilerek, İstanbul’u fetheden kumandan Fatih Sultan Mehmet’in adıyla anılan tek bir ilçeye dönüştürüldü. (Kaynak: Fatih Belediyesi)



İstanbul Tarihi Yarımada Yönetim Planı nedir? 



İstanbul Valiliği, İstanbul Sit Alanları Alan Yönetimi Başkanlığı tarafından hazırlanan plan şöyledir;


3. İSTANBUL TARİHİ YARIMADA YÖNETİM 

PLANI PROJELERİ/PROJE PAKETLERİ


3.1. Tarihi Yarımada Proje Paketleri


İstanbul Tarihi Yarımada Yönetim Planı’nın benimsenen vizyon çerçevesinde oluşturulan plan hedefleri ve bu hedeflere bağlı stratejiler ve eylemlerin uygulaması kapsamında, İstanbul Tarihi Yarımada Yönetim Planı Alanı ve dört adet Dünya Miras Alanı’na yönelik proje paketleri tanımlanmıştır. Bu proje paketleri Yönetim Planı hedefleri, stratejileri ve eylemleri bütünleştirilerek iki seviyede oluşturulmuştur. Bu iki seviye; “Tarihi Yarımada” ve “Dünya Miras Alanları” proje paketleri olarak belirlenmiştir.


İstanbul Tarihi Yarımada Yönetim Planı Alanı proje paketlerinin içeriği belirlenen yedi tema çerçevesinde oluşturulmuş ve bu yedi başlık altında sunulmuştur. Proje paketleri; “Proje Kodu”, “Proje Adı”, “Proje Tanımı”, “Yönetim Planı İle Bağlantı”, “Sorumlu Kurum”, “İlgili Kurumlar”, “Kaynaklar”, “Süre” ve “Diğer Kurumların Programlanan Projeleri İle Bağlantı” başlıklarından oluşmaktadır. 


“Proje Kodu” iki bileşenden oluşmaktadır. Roma rakamı ile ifade edilen (I, II, III, IV, V, VI, VII) ilk bileşen projenin temasını ifade etmektedir; projenin Yönetim Planı hedef, strateji ve eylem kurgusunun yer aldığı yedi adet temadan hangisine ait olduğunun takibini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Proje kodunun ikinci bileşeni proje numarasıdır ve numaralandırma temalardan bağımsız olarak devam etmektedir. 


İstanbul Tarihi Yarımada Yönetim Planı Alanı proje paketlerinin örnek kodlaması şu şekildedir;


II-PP6 > II: Koruma, Planlama ve Yaşam Kalitesi – PP6: Proje 6


“Proje Adı” ilgili projenin adından oluşmaktadır. “Proje Tanımı”, projenin kısa açıklaması ve kapsamının çerçevesini çizmektedir. Proje Tanımı bölümünün ana girdi kaynağı İstanbul Tarihi Yarımada Yönetim Planı hedef ve stratejilerine bağlı tanımlanan eylemlerdir.


“Yönetim Planı İle Bağlantı”, dört alt bileşene sahiptir. Bu bileşenler, “İlgili Hedef(ler)”, “İlgili Strateji(ler)”, “İlgili Eylem(ler)” ve “İlgili Proje Paketleri” alt bileşenlerinden oluşmaktadır. Her bir bileşenin içeriği yine kodlar yardımıyla projenin ilgili olduğu hedef, strateji ve eylemler ile oluşturulan diğer proje paketleri arasındaki bağlantıyı ve referansı sağlamak için kurgulanmıştır. Bir projenin birden çok hedef, strateji, eylem ve proje ile bağlantılı olabilir. Bir proje ile diğer projeler arasındaki bağlantı; girdi-çıktı ilişkisi olabileceği gibi birbirini bütünleyen bir ilişki de olabilmektedir.


“Sorumlu Kurum”, projenin hangi kurum öncülüğünde yürütülebileceğini ifade etmektedir. Sorumlu kurum her zaman projenin yürütülmesi ile ilgili mali kaynak sağlayan kurum olmayabilir. Sorumlu kurum, öncelikle idari sorumluluk ve proje eşgüdümünü sağlama işlevini taşımaktadır. Bazı proje paketlerinde birden çok sorumlu kurum tanımlanmıştır. “İlgili Kurumlar”, sorumlu kurum veya kurumların yanında bilgi birikimi, insan kaynağı, teknoloji, benzer proje deneyimi gibi kapasitelere sahip olup sorumlu kurum veya kurumlarla beraber projenin yürütülebileceği kurumları tanımlamaktadır. “Kaynaklar” başlığı altında, ağırlıklı olarak projenin yürütülmesinde mali kaynakların hangi kurum veya kurumlardan karşılanabileceği açıklanmaktadır. Kurumların yatırım programı ile kuruluş amacı ve etkinlik kapsamı çerçevesinde bütçesinden mali kaynak tahsisi yapılabilmesi buradaki temel belirleyici unsurdur. “İlgili kurumlar” ve “Kaynaklar”, kamu kurumu, yerel yönetim birimi olabileceği gibi kamu-özel sektör ortaklığı, ajanslar, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör kurumları da olabilir.


İSTANBUL TARİHİ YARIMADA YÖNETİM PLANI EKİM 2011


“Süre”, ilgili projenin ne kadar bir sürede yapılabileceğini ifade etmektedir. Proje künyesinde yer alan  “kısa” 1-2 yıl, “orta” 3-4 yıl, “uzun” 5 yıl proje sürelerine karşılık gelmekte olup bu süreler yaklaşık ve  tahmini bir özellik taşımaktadır. Projelerin kurumlarca netleştirilmesinde bu süreler daha kesin bir hal alacaktır. Bakım, onarım, eğitim, bilinçlendirme gibi süreklilik arz eden proje paketlerinin süre hanesi ise “devam eden” olarak belirtilmiştir.

Proje paketleri çerçevesindeki “Diğer Kurumların Programlanan Projeleri ile Bağlantı” bölümünde ilgili kurumlar tarafından hali hazırda onaylanmış, yatırım ve hizmet programına alınmış ve bu bağlamda  önerilen proje ile ilişkilendirilebilir olan etüd ve projeler yer almaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi özelinde 2011 yılı Yatırım 

Programı’ndaki projeler kendi kodları ile yer almaktadır. Bu proje kodların açıklamaları ile ilgili bir anahtar hazırlanmıştır.


Tarihi yarımada

ŞEKİL



3.1.1. Yönetim ve Organizasyon Projeleri 



“Yönetim ve Organizasyon” teması çerçevesinde üç adet proje belirlenmiştir. Bölüm 2’de Tarihi Yarımada bütünü için sıralanan hedef, strateji ve eylemlere bağlı olarak oluşturulan bu proje araştırma, kapasite geliştirme, bilgi sistemi oluşturma ve mevzuat uyumu aktivitelerinden oluşmaktadır. 


Aşağıda “Yönetim ve Organizasyon” temasına yönelik tanımlanan projeler liste halinde sıralanmıştır. Daha sonra bu temada tanımlanan her bir projenin bir sayfalık künyesi yer almaktadır. Proje künyesinde; proje kodu, proje adı, proje tanımı, Yönetim Planı ile Bağlantısı kapsamında ilgili hedef, strateji, eylem ile diğer projeler ile olan ilişkisi, sorumlu ve ilgili kurumlar, kaynaklar ve süre ile varsa diğer kurumların programlanan projeleri ile bağlantısı önerilmiştir.


Bunu takiben her bir proje için bir açıklama metni yer almaktadır. Proje açıklamasında projenin oluşturulma nedeni, Tarihi Yarımada için önemi, tespit edilen hangi sorun ya da sorunlara çözüm getireceği, proje çıktıları ve beklenen etkileri ile künye bilgileri özetlenmiştir. 


“Yönetim ve Organizasyon” teması çerçevesinde belirlenen proje paketi üç projeyi içermektedir:


I-PP1 TARİHİ YARIMADA PLAN VE PROJE YÖNETİMİNİN EŞGÜDÜMÜ İÇİN KAPASİTE GELİŞTİRME PROJESİ


I-PP2 TARİHİ YARIMADA BÜTÜNLEŞİK BİLGİ SİSTEMİ GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ 


I-PP3 TARİHİ YARIMADA İLE İLGİLİ KORUMA, PLANLAMA VE YÖNETİM KONULARINDA MEVZUATIN  BÜTÜNLEŞTİRİLMESİ PROJESİ


PROJE KODU: I-PP1


PROJE ADI: TARİHİ YARIMADA PLAN VE PROJE YÖNETİMİNİN EŞGÜDÜMÜ İÇİN KAPASİTE 

GELİŞTİRME PROJESİ


PROJE TANIMI: Yönetim Planı sınırları içindeki ilgili kuruluşların planlama ve proje yönetimi çerçevesindeki yetki, sorumluluk ve görev alanlarındaki çakışmaları, benzerlikleri, farklılıkları,  uyumsuzlukları ve eksiklikleri saptamak ve bu kuruluşların yetki, sorumluluk ve görev alanlarını tanımlamak için gerekli analizleri yapmak; kurumlarda ortak proje üretme kültürünün oluşturulmasına yönelik kurumsal kapasite analizlerinin ve kapasite geliştirme ihtiyaçlarının değerlendirilmesini ve buna bağlı geliştirilecek programların tasarımını yapmak; Alan Yönetimi Başkanlığının kurumsal kapasitesinin analizi, kapasite geliştirme ihtiyaçlarının değerlendirmesi ve buna bağlı geliştirilecek programların tasarımını yapmak.


YÖNETİM PLANI İLE BAĞLANTI:


İlgili Hedef: IH1


İlgili Stratejiler: IH1S1, IH1S2, IH1S3


İlgili Eylemler: IH1S1E1, IH1S1E2, IH1S2E1, IH1S2E2, IH1S2E3, IH1S3E1


İlgili Proje Paketleri:İSTANBUL TARİHİ YARIMADA YÖNETİM PLANI EKİM 2011


SORUMLU KURUM: İstanbul Valiliği


İLGİLİ KURUMLAR: Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Alan Yönetimi Başkanlığı, Fatih Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, Eyüp Belediyesi, Bayrampaşa Belediyesi


KAYNAKLAR: Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Belediyesi


SÜRE: Kısa / devam eden


DİĞER KURUMLARIN PROGRAMLANAN PROJELERİ İLE BAĞLANTI:



I-PP1 TARİHİ YARIMADA PLAN VE PROJE YÖNETİMİNİN EŞGÜDÜMÜ İÇİN KAPASİTE GELİŞTİRME PROJESİ


“Tarihi Yarımada Plan Ve Proje Yönetiminin Eşgüdümü İçin Kapasite Geliştirme Projesi”, tespit edilen sorunlardan; yetkili kurumların benzer projeler üretmeleri ve kurumlar arasında etkin ve etkili eşgüdüm olmaması ile ilgili yaşanılan sorunların çözümü için atılması gereken adımların belirlenmesi amacı ile oluşturulmuştur. 


Projede, sözü geçen sorunlar ağırlıklı olarak farklı tür ve ölçekteki planlar ile projeler çerçevesinde ele alınacak olup Proje, Fatih Belediyesi ve bağlı birimleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilgili birimleri ile Alan Yönetimi Başkanlığı’nın bu çerçevedeki kurumsal kapasite ihtiyaçlarının tespiti ve kapasite geliştirme programlarının tasarımından oluşmaktadır. Projenin önemi Yönetim Planı’nın amacına ulaşması için etkin ve etkili plan uygulamaları ve proje yönetimi süreçlerinin eşgüdümünü sağlayacak mevcut kurumların ilgili birimlerinin kapasitesinin arttırılmasının Yönetim Planı’nın çalışmasını sağlayacak diğer tüm uygulamalara temel teşkil edecek olmasıdır. 


Proje çerçevesi, Tarihi Yarımada Yönetim Planı’nın IH1 kodlu hedefi olan Yönetim Planı’nın başarıyla uygulanması için Alan’da yetkili olan kurumların aralarında eşgüdümün sağlanması ve bu hedefe bağlı olarak geliştirilen üç adet strateji gereği oluşturulmuştur. Bunlardan ilki IH1S1 kodlu strateji olan Yönetim Planı sınırları içinde yetkili olan kurumların görev alanlarındaki çakışmaların; benzerlik, farklılık, uyumsuzluk, eksikliklerin giderilmesinin sağlanması, ikincisi IH1S2 kodlu strateji olan Yönetim Planı’nın ilgili tüm kurumlar tarafından aynı şekilde anlaşılmasının ve benimsenmesinin ve ilgili kurum ve kuruluşların ortak konularda birlikte karar geliştirmelerinin sağlanması, üçüncüsü ise IH1S3 kodlu strateji olan Yönetim Planı’nın uygulama sürecinde izleme mekanizmalarının geliştirilmesidir. 

Proje ile ilgili Tarihi Yarımada Yönetim Planı'nda yer alan eylemler şunlardır; 


Yönetim Planı sınırları içindeki ilgili ve yetkili kuruluşların yetki, sorumluluk ve görev alanlarında çakışma, benzerlik, farklılık, uyumsuzluk, eksiklikleri saptamak (IH1S1E1)


Yönetim Planı sınırları içindeki ilgili ve yetkili kuruluşların yetki, sorumluluk ve görev alanlarının bilinir kılınması (IH1S1E2)

İlgili kurum ve kuruluşları bir araya getireceksürekli, düzenli, programlı toplantılar düzenlemek (IH1S2E1)


Her kurumda Yönetim Planı kararlarının uygulanmasını izleyecek sistemler kurmak (IH1S2E2)


İSTANBUL TARİHİ YARIMADA YÖNETİM PLANI EKİM 2011


Kurumlarda ortak proje üretme kültürünün oluşturulmasına yönelik program ve projeler geliştirmek (IH1S2E3)

Alan Yönetimi içinde Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu’nun düzenli ve verimli çalışmasını sağlamak (IH1S3E1)


Tarihi yarımada için proje paketleri için tıklayın!

Tarihi yarımada

Tarihi yarımada - 1922



Önerilen Bağlantılar : TOKİ Aksaray kura